Advert

Gül Edebiyatı / Orhan Sarı

Orhan Sarı -GÜL EDEBİYATI 

DENEME - 22-10-2026 20:25 76 kez okundu.

Gül Edebiyatı / Orhan Sarı
Advert

GÜL EDEBİYATI 

Gülgiller familyasından bitki türü ve onun çiçeğinin adıdır. Sevgi, aşk, tutku, zarafet ve bağlılığın simgesidir. 

Bütün dillerde edebiyata konu olmuştur. O kadar sıklıkla kullanılmıştır ki "gül" sözcüğünün sıklıkla tekrarından daha da ötede bir gül külliyatından söz edilse yeridir. Tabii ki gül bir obje. Külliyattan muradımız bir yazar veya şairin tüm eserleri değil, gül merkezli  gül edebiyatıdır. 

Divan edebiyatında gül, çiçeklerin sultanı (şehr-i ezhar) kabul edilen imgedir.  Sevgilinin yanağı, temizlik ve saflık, gonca (açılmamış gül) ile sır saklayan, iffetli, mahcup, perde arkası güzelliği (mahzen-i esrâr) simgeler. 

Gül, gerçek anlamının ötesinde zengin mecazi ve sembolik anlamlar taşır. "Sen gül (tebessüm) ki güller açsın yüzümde." gibi… Gül cinası da yaygındır. "Ben senden ne istedim ellerinden bir gül? / Ben gülşen istemedim sen yüzüme bir gül." gibi.   

Gül renklerinde de sembolizm yüklüdür. Kırmızı gül tutkulu aşkı, romantizmi; sarı gül sararmış hastalığı, neşe ve sıcaklık duygusunu; beyaz gül  saflık, iyi niyet, yeni başlangıçlar; pembe gül incelik, zarafet, mutluluk, beğeni;  mavi gül sıradışılık, ulaşılması güç olan; siyah gül değişim, vedalaşma, gizem gibi manidarlıkları içerir. Siyah gül Halfeti’nin doğa mucizesidir. Beyhude başka topraklara taşımayın rengini kaybeder. 

Tasavvufi boyutta gül Hz. Muhammed'in mübarek yüzünü ve terini simgeler. 

Divan edebiyatında lale yürek acısını, ızdırabı ifade eder. Gül - lale  çatışması bahçedeki taht kavgasıdır. Gülşen ve lalezâr arasında rekabet ve çatışma vardır. 16. yüzyıldan itibaren (Lale Devri'ne doğru) bahçedeki saltanata lale ortak olur. Ahmedî şiirinde olduğu "Sen nirede ki güler isen nev-bahar olur / Ben nirede ki ağlar isem lale zar olur." gibi. Konuyla ilgili en çarpıcı vurgu Necati’nin: 

"Lâle- hadler yine gülşende neler etmediler
 Servi yürütmediler goncayı söyletmediler
Taşradan geldi çemen mülkine bîgâne diyu
 Devr-i gül sohbetine lâleyi iletmediler" beyitlerindedir. 

Lale ve gülden hareketle saray-taşralı çatışması için özgün bir örnektir.   

Gül sayılarının anlamı vardır ama ben sadece birini vermekle yetineyim. Bir adet kırmızı gülün anlamı yani tek gül; yeni başlangıç ilişkilerinde "Sen benim için özelsin." anlamlı  duyguyu anlatmak içindir. 

Divan edebiyatında gül ile bülbül arasında ayrılmaz bir aşk ilişkisi vardır. Gül sevgiliyi, bülbül ise feryat eden âşığı temsil eder. Gül- bülbül ilişkisi Divan edebiyatının sıklıkla tekrarlanan konularındandır. Âşığın (bülbül) maşuka (gül) duyduğu imkânsız ve çileli aşkını  temsil eder.  Konuyla ilgili birçok beyit-şiir örneği vardır. Biz Nabî’nin şu beyitiyle yetinelim: 

"Gül gülşeni terk eyledi, sohbet sana kaldı
 Bülbül, yine meydan-ı muhabbet sana kaldı."

Avrupa’nın pek çok  dilinde  rose ya da rosa Ermenice'de vart sözcüğü ile karşılık bulur. Ermeni kültüründe Vartavar (Gül Bayramı) geleneksel su ve gül bayramı olarak kutlanmaktadır.

Eskiden name ile iletişim; insan hayatında özel bir yer tutardı. "Gülbün-i nâz" sevgililere verilmek üzere  gül kokulu,  gül desenli yapraklara gülnameler yazılırdı.

Enver Paşa'nın Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecid’in torunu olan eşi Naciye Sultan’a yazdığı 1920-1922 yıllarında 417 mektup gönderdiği bilinir. Bu sıklıkla mektup alma gerçeği karşısında kendi durumunuzu sorgulamanızda bence bir beis yok. 

Modern Türk edebiyatı da gül imgesini kullanmaktan kendini alamamıştır. Edip Cansever’in "... / Dayanılmaz bir şey oluyorsun, biliyorsun / Hırçın hırçın, pembe pembe / Öfkeli öfkeli gül / Gül kokuyorsun nefes nefese " ; Leyla ile Mecnun versiyonunda gül bülbül metaforu Sezai Karakoç’un Mona Rosa. "Siyah güller, ak güller. / Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.’’; Ahmet Muhip Dıranas’ın  "Yeşil pencerenden bir gül at bana, / Işıklarla dolsun kalbimin içi. / Geldim işte mevsim gibi kapına / Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.’’;  Behçet Necatigil'in büyük şehirlerin kalabalığında yitikleşen insan hüznünü konu ettiği "Çoklarından düşüyor da / Görmüyor gelip geçenler. / Eğilip alıyorum. / Solgun bir gül oluyor dokununca." ;  Cemal Süreya "Gülün tam ortasında ağlıyorum / Her akşam sokak ortasında öldükçe" dizelerini özgün örnekler olarak ifade etmek mümkün.  

Anadolu insanının gül kökenli sözcüklerle yer adları (Gülbahçe, Gülağzı, Gültepe, Güllük, Gülşehir, Gülnar gibi…) ve özel isimleri ( Gülay, Gülşen, Gülistan, Gülsüm, Gülfem, Güldal, Gülfidan, Gülnur, Gülbanu, Gülbahar, Gülçin, Gülben, Gülbeniz, Gülbeyaz, Gülcemal, Gülcihan, Gülce, Gülçehre, Gülperi, Gülriz, Gülruh, Gülseren, Gülnaz, Gülizar, Gülendam, Güldane, Ayşegül, Songül, Nurgül, Birgül, Goncagül gibi..) adlandırmada yoğun bir kullanım gösterdiği görülmektedir.  

Bütün bu derleme ve analizlerin ışığında bence hayat bir bakıma kan ter içinde bir gül yangınıdır. Bilinenin aksine hayat tekdüze bir gül renginde değildir.  Bize sundukları ile gül-i rana (dışı sarı içi kırmızı) olan ebruli özellikte olanları vardır ama bu onu hercai yapmaz. Görünen rengi dışında görünmeyen iç yüzü vardır. Dışsal ıstırabı ve içsel aşk ateşini anlatır.
 
Gülçin (gül toplayan) sevgili tarafından toplanan gül-i sadberk (katmerli iri gül) güller;  gül suyuna (gülab)  bandırılmış güldan (gül vazosu) içinden güldesteler geniş salonlarda eriyen zaman içre olan bitene tanıklık ederler. Şiir de aslında gülistandan (gülzar) gülgün (pembe) güldeste (gül demeti) güller derleyerek gelfeme (gül ağızlı), gül-i ruhsara, gülzara (gül yanaklı)  sunmak değil mi? Gülbin nâz  (nazlı gül) gülnihali ( gül fidanı) gülşene diktik,  sonsuza dek gülnar (nar çiçeği) rengiyle gülriz (gül saçıcı) dileğiyle…"

Gül üzerine,  izniniz olursa gül deryasına; bir katre katkı da "Havz-ı Akdeniz’de Gül Yangını" şiirimden olsun isterim…

"Gül yangını yorgunu mihr; hüzünle şarabî ufka batarken
Dicle’nin durgun akan leyli sularında yansır gümüşî füsunkâr bir kamer; asumana yükselirken…"

***

Editör: Seher Uslu

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Güç ve Akıl / Özcan İşler

Güç ve Akıl / Özcan İşler

21-10-2026 - DENEME

Hangi Âlemin Neresindeyim / Sebahattin Polat

Hangi Âlemin Neresindeyim / Sebahattin Polat

20-10-2026 - DENEME