SENİ ÖZLÜYORUM
Seni özlüyorum.
Seni çok özlüyorum.
Ve sen bunu bilmiyorsun.
Öyle çok özlüyorum ki
Yağmur yüklü bulutlar gibi düşecek yer arıyorum kendime.
Hani düşüp darmadağın olmak,
Her bir parçam bir köşeye savrulur gibi dağılmak istiyorum.
Öyle çok özlüyorum ki
O kimsesizlik makamı alaca karanlık var ya
İşte o alaca karanlığında kaybolmak istiyorum.
Hani nereye gittiğinin
Ya da nerde kaldığının hiçbir zaman bilinmediği.
Hani bütün kayıtları silinmiş
Ebcet defterinde isminin okunmadığı,
Bir yokmuş,
Hiç olmamış gibi kaybolmak istiyorum.
Seni özlüyorum.
Seni çok özlüyorum.
Ve sen bunu bilmiyorsun.
Bir hasret rüzgârı esiyor gün ikindiyi geçerken.
Yalnızlık bir ahtapotun kolları gibi sarıyor dört bir yanımı.
Genzim yanıyor.
Kesiliyor nefesim.
Deniz ortası bir susuzlukta çatlar gibi çatlıyor dudaklarım.
Kor alevler içinde bir zemheri kavuruyor tenimi.
Sonra bir tren düdüğü ayrılığın sesi oluyor kulaklarımda.
Zaman güneşin çarmıhında asılı.
Bir çocuk,
Başak sarısı saçlarıyla kucağına gömüyor yüzünü.
Bir yürek çırpınışlar içinde düşüyor ellerine.
Seni özlüyorum.
Seni çok özlüyorum.
Ve sen bunu bilmiyorsun.
***

















