RESSAM HİKMET ONAT
Türk resminin en önemli manzara ve deniz ressamlarından biri olan Hikmet Onat (1882-1977), hem hayat hikayesi hem de çalışma disipliniyle oldukça ilginç bir sanatçıdır.
Onun sanatına ve hayatına dair pek bilinmeyen bazı çarpıcı bilgiler şunlardır:
Hikmet Onat aslında bir deniz subayıdır. Heybeliada Deniz Harp Okulu'ndan teğmen rütbesiyle mezun olmuştur. Resim sevgisi o kadar ağır basmıştır ki ders aralarında teneffüse çıkmayıp sınıfta resim yaptığı bilinir.
Denizci olması, eserlerindeki o meşhur İstanbul maviliğinin, takaların ve kıyı detaylarının bu kadar gerçekçi ve tutkulu olmasının temel sebebidir.
Hikmet Onat, Cumhuriyet döneminin en üretken ressamlarından biri olmasına ve 95 yaşına kadar yaşamasına rağmen, hayatı boyunca sadece bir kez kişisel sergi açmıştır. Bu sergiyi de vefatından sadece birkaç ay önce, 1977 yılında gerçekleştirebilmiştir.
Resimlerini genellikle satmak için değil, kendi deyimiyle "varoluşunu sürdürmek" için yapardı.
Onat'ın resimlerine baktığınızda neredeyse hiç kar veya kış manzarası göremezsiniz. O tam bir yaz ve bahar ressamıdır. Işığın en canlı olduğu, suların parladığı anları yakalamayı severdi. Kış mevsimini resmetmek, onun ışık ve renk duyarlılığına pek hitap etmezdi. İstanbul manzaralarına ve peyzajlara daha fazla yönlendirmiş; böylece İstanbul'un en büyük görsel arşivcilerinden biri haline gelmesini sağlamıştır.
Bir ressam olmasına rağmen, klasik Türk sanatlarından hat sanatına (güzel yazı) büyük bir tutku beslerdi. Gençlik yıllarında bir süre süsleme sanatı ve hat ile ilgilenmiş, bu sanatın estetiğini ve disiplinini resimlerindeki kompozisyon anlayışına da yansıtmıştır.
Hikmet Onat'ın Resimlerinde Dikkat Çeken Teknik Detaylar
* Açık Hava Ressamı: Atölyeye kapanıp hayalden resim yapmazdı. Şövalesini alır; Bebek, Anadolu Hisarı veya Salıpazarı kıyılarına gider, resmi orada başlayıp bitirirdi.
* Belge Niteliği: Bugün çoğu yok olmuş olan eski İstanbul yalılarını, ahşap mavnaları ve sahil şeridini en doğru detaylarla onun tablolarında görebiliriz.
* Fırça Darbeleri: İzlenimci (empresyonist) akımın etkisiyle, boyayı tuvale kalın ve belirgin vuruşlarla (parçalı leke düzeni) sürerdi.
***



















