NE MALUM
Aradım seni bulamadım,
Mırıldandım sessizce
Kendi türkümü yarattım.
"Ne malum" diyerek
Zihnimde yazdım mektup
Saldım sulara,
Özlemlerimi sıraladım.
Gelemeyeceğini bile bile
Yol boyunca eşlik eden yüzüne sarıldım.
Hatıralarımızın silinmesine izin vermedim.
Her adını andığımda huzur buldum.
"Ne malum" diye diye umut etmekten vazgeçmedim.
Son bir kez daha yüzünü görme arzusuyla
Yanıp tutuştum
Ama bulamadım.
Avuttum gönlümü susturmaya çalıştım.
Gülen yüzünü pencerede aradım ama orada da bulamadım.
Vazgeçmedim.
"Ne malum belki bir sonraki durakta" dedim.
Fakat o durağa bir türlü ulaşamadım.
Derin kederle kaplandı içim...
Göç ettin gerçeğini kabul etmekte zorlandım.
Sonunda sineye çekmek durumunda kaldım.
"Ne malum belki bu sefer rüyamda karşıma çıkarsın." dedim.
Ne yazık ki rüyama da konuk olmadın.
Söylenecek onca şey varken
Ömür birlikteliğimize dair,
Kaldı şimdi mektupta dalgalara karıştı.
Anladım kaderin oyunu bu...
Benimki boş yere umut.
Kabul ettim,
Buluşmak için yol daha çok uzun.
Belki bir dahaki durakta,
Başka bir yolculukta,
Başka bir zaman aralığında,
O bir dünyada
Ne malum...
Eğer beni duyuyorsan bil ki
"Ne malum" demekten hiçbir zaman vazgeçmedim.
***


















