GÖZYAŞI PINARLARIM DOLDUĞUNDA SEN YOKTUN
Böyle garip burada kalmışım tek başıma,
Sensizliğin zilleri çaldığında sen yoktun.
Bunca derdi, cefayı almışım tek başıma,
Gözyaşı pınarlarım dolduğunda sen yoktun.
Dağları hazan vurdu, aylar, mevsimler geçti,
Felek beni sevmedi, kolsuz yelekler biçti.
Üşüdü dalda yaprak, kuşlar yerinden uçtu,
Bağımda çiçeklerim solduğunda sen yoktun.
Bir duvar dibindeyim, kimse görmedi beni,
Kayıp oldum çöllerde, kimse sormadı beni.
Sardıysa toprak sardı, kimse sarmadı beni,
Ellerim, saçlarımı yolduğunda sen yoktun.
Kapanırken kapılar, geceye iner hüzün,
Sadece pencereye düşer hayalin, yüzün.
Sensiz tadı mı olur ne baharın ne güzün?
Düşlerim geceleri böldüğünde sen yoktun.
Rabatlı alı sevdim, kırmızı alı sevdim,
Çiçek veren ağacı, yemyeşil dalı sevdim.
Seni bana getiren, gezdiğin yolu sevdim,
Kollarım, bu sinemde kaldığında sen yoktun.
***



















