ACI MAHLAS
Öylesine bir gündü işte,
Hüzünlere bezenmiş.
Belki ben umursamazdım, dilsizdim;
Yüreğime bir sor niye suskun!
Mahlası acı oysa
Kaybolmuş ulu orta.
Yusuf'a mı küskün sor,
Gözlerinin karası kadar derindi düştüğü kuyu.
Yuşa'ya mı gücenmiş,
Hazar'ın dalgalarını kırıp geçirirken?
Ahh...
Hüseyin'in yalnızlığına mı bürünmüş,
Ninova Çölleri'nde parça parça bu yürek?
Dilim lâl muhtacım ismine cismine,
Amâyım farzı misal yokluğun kebir bana.
Yeter ki gitme gel.
Yeter ki savrulma kum taneleriyle.
Yeter ki ziyan etme ayrılığa alışıp.
İflah olmaz bu sensizlik,
Yürekteki bu sessizlik.
Dağları yerinden oynatır da
Yakar Şemsi odlarıyla.
***



















