YURT NEDİR
Kimi için üstünde yürüdüğü toprak,
Kimi için ekip biçtiği tarla,
Kimi için doğduğu evdir.
Ama kimi vardır ki
Yurdundan koparılmıştır.
İşte o zaman yurt;
Bir dağın ardında kalan özlem,
Bir nehrin ötesinde kalan anı,
Bir ömür boyu dinmeyen sızı olur.
Vardar akar,
Tuna akar,
Meriç akar.
Ama insanın içindeki yurt özlemi
Bir türlü akıp gitmez.
Bir sabah
Ocak sönmüş,
Kapılar kırılmış,
Yollar göç kollarıyla dolmuşsa
Ana, ardına baka baka yürümüşse
Baba, dişini sıka sıka susmuşsa
Çocuk, neden ağladığını bile bilmeden,
Yollara düşmüşse;
Bil ki orada yalnız evler değil,
Bir yurt da geride kalmıştır.
Atlarımızın nal sesi kaldı ovalarda,
Ezanlarımızın yankısı kaldı minarelerde,
Dedelerimizin alın teri kaldı tarlalarda.
Biz geldik
Ama ardımızda
Yalnız taş duvarlar bırakmadık.
Bir parçamızı bıraktık.
Selanik'te,
Üsküp'te,
Manastır'da,
Köprülü'de,
Prizren'de,
Saraybosna'da,
İşkodra'da...
Bir yanımız oralarda kaldı.
Yıllar geçti,
Kuşaklar değişti.
Ama ne zaman bir Rumeli türküsü duyulsa
Ne zaman Tuna'nın adı anılsa
Ne zaman Vardar'ın rüzgârı esse;
Yüreklerimiz aynı yerden sızladı.
Çünkü yurt,
Yalnız üzerinde yaşadığın toprak değildir.
Yurt bazen,
Bir daha dönemediğin için
Ardından gözyaşı döktüğün yerdir.
Ve biz biliriz ki
Yurt uğruna düşen yiğit ölmez.
Yurt uğruna çekilen çile unutulmaz.
Yurt uğruna dökülen gözyaşı kurumaz.
Toprak kaybedilir.
Sınırlar değişir.
Çağlar geçer.
Ama Türk'ün yurt ateşi
Küller altında sönmez.
Çünkü yurt,
Bir harita değildir.
Bir ulustur,
Bir anıdır,
Bir anddır,
Kutlu yüktür.
Ve bazı yurtlar vardır ki
Senden uzaklaşır
Ama yüreğinden hiç çıkmaz.
Balkanlar böyledir işte!
***
