YİTİRİLMİŞ ÖZ
Duygularımız vardı bir zamanlar
Ve hülyalara sığmayan hayallerimiz…
Sahi ne zaman ve ne de çabuk unuttuk,
Topraktan süzülüp gelen insanlığımızı?
Dünyanın o devasa, ezici yükünü,
Pervasızca yükledik zayıf sırtımıza.
Her adımda kusursuz, mükemmel olmaya çalıştık;
Kendi gölgemize yenilip, insan olduğumuzu unuttuk.
"O ne der, bu ne düşünür?" fısıltılarıyla
Bir mum gibi içten içe tükettik durduk kendimizi.
"Onun şusu var, şunun nesi var?" diyerek
Hırsın karanlığında kaybettik özümüzü.
Ne çabuk unuttuk geldiğimiz o yalın yerleri,
Oysa bir avuç topraktık göğe sevdalı…
Yorulduk mükemmel olmaktan.
Sadece insan kalmayı unuttuk.
***
