YALAN DEĞİL
Yalan değil.
Elim değmedi eline.
Yani şöyle dolu dolu içime çekerek
Koklaya koklaya sarılamadım hiç sana
Şöyle yanaklarını alıp avuçlarıma
Gözlerinin içine bakarak
Göz bebeklerinde büyüttüğün hasretlerden bir yudum olsun içemedim.
Yalan değil.
Bir film bile izleyemedim seninle .
Hani o esas oğlanın kıza ölüyor gibi baktığı anda elimi omuzuna atıp
Saçlarının tellerine süremedim yüzümü.
Titreyen parmaklarımı içim gide gide atamadım parmaklarının üstüne.
Aynı kese kağıdından ellerinin kokusuna bulanmış üç beş mısır patlağı bile düşmedi payıma.
Yalan değil.
Birlikte hiç yürümedik.
Hiç ıslanmadık seninle
Sakin bir köşede
Sokak lambalarını ışığa boğan yüzünün aydınlığına bakıp dudaklarının tuzunu öpmedim.
Yalan değil.
Ne puslu bir akşamın soğuğu sardı ikimizi
Ne bir deniz kokusu
Hep başka iklimler düştü bize
Başka coğrafyalar
Ne bir uğurlamanın hüznünü yaşadık seninle
Ne bir kavuşmanın sevincini
Olan bir şey yoktu yani bizimle
Hep olsun dediklerimizin düşünde geçti zaman
Hep bir gün mutlaka ile bitti dilekler.
Yazdığım ne varsa sensin.
En iyi sen biliyorsun bunu.
Şiirlerimde gülümseyen sensin işte
Yüzü çilli küçük bir çocuk gülümsemesi giydirdiğim sensin
Kaşına gözüne papatyalar sürdüğüm
Bütün mevsimlere baharlar giydirip yaşadığım sensin.
Yalan değil. Pişman değilim.
Hiç pişman değilim bunca hasrete
Bunca sensizliğe
Bunca kimsesizliğe rağmen hiç pişman değilim.
Bin yıl daha ömrüm olsa.
Seni yine beklerim.
