ÜMİTSİZ VE KİMSESİZİM
bir sonbahar uğultusu içinde
gölgesinde eski bir çınarın
kendimi dinlemeye geldim
yorgun sarmaşıklar gibiyim
kendimi avutmaya geldim
sararan her yaprak yakıyor canımı
telgraf tellerinde üşümüş kuşlar
donuk kanatlarında sonbahar
bu hüzün kuşları acıtıyor canımı
çoktan unutulmuşum düşmüşüm gözden
sürgün yolcusuyum gözbebeklerinin
düşlerimde yorgun gemiler
gözlerimde buğulanan yaşlar
tek başına bir selvi gibi yalnız
kar dağlarında açan kardelen gibi yalnız
ümitsiz ve kimsesizim
kan kesmiş kızıl güller
rüyalarımın içindesin
çocuksu gülüşünle düşlerimdesin
yaşatma bana kurak çeşmelerin
susuzluğunu
çok görme bir avuç gökyüzünü
kirpiklerimin kıyısında gezinir senli anılar
kulağımda çınlayan sesin
korkuyla karışık bir ürperti içindeyim
yaşatma bana çaresizliğin mutsuzluğunu
nasıl da geçti yıllar anlıyamadım
takvimde eskiyerek
unutmadım dizlerinde uyuduğum saatleri
unutmadım alnına dökülmüş saçlarını
sonra da çağla gözlerini
yum gözlerini anımsa eski günleri
bu hasret bitmeyecek
kan çiçeğidir sevda
yalnızlık gülüdür siyah orkide
buhurdan bir ay doğdu dağlarda
ne güzel ay ışığında mahur sevmek
uzar sana giden yollar
anladım bu yol bitmeyecek
kapatmışsın sevda kapılarını
bu hasret bitmeyecek
gölgesinde eski bir çınarın
kendimi avutmaya geldim
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
