TUTUNAMIYORUM
Yine bir akşamüstü karanlık öncesi.
Çok da vakit yok.
Zaman kayıp giderken tutunamıyorum.
Hani sensiz geçen ilk gecem olmayacak.
Son da değil…
Kim bilir kaçıncı öksüzlük uykusuna yatacak yalnızlığım.
Hangi yetim duygunun keyifsiz arafesi bugün.
Yarın hangi kimsesizlik kuytusuna gizleyecek umutlarımı.
Baykuş tünemiş harabeye döndü hayallerim.
Sensizlik taşıyan düş kervanları rüyama musallat olmuş.
Senden sonra öksüz kaldım. Hiç kimsem olmadı biliyor musun?
Unutmak dedikleri yalan, hiç iyi gelmedi yokluğun.
Azap oldu duygularıma.
Silemedim seninle yaşadıklarımı, olmadı. Yapamadım, olmuyor, beceremedim…
Artık pencereye çıkmayı bıraktım, çok içiyorum bu aralar.
Masa keyfini bozdular, hesaplar kabarık geliyor.
Evde tek başıma takılıyorum, sıkıntı sen değilsin, bütün meselem sensizlik…
Sol yanımdaki sızı hiç susmadı, yorgunum, asık suratım gülmüyor artık.
Düşünsene sokak kemancısı bile hüzün çalıyor.
Diyorum ki hâlâ adresim aynı olur da sıkılır daralırsan, gelmek istersen kim bilir?
Anahtar senin bıraktığın o saksının altında.
Bilirsin ben kızmayı beceremeyen divane kıskanç adamın biriyim.
Sevmediğimden değil güvensizliğim, yalanadır insana dair öfkelerim.
Rahatsız etmek istemiyorum, hem seni üzmek hiç ister miyim?
Her neyse bu kadar gevezelik yeter, vakit çok geç oldu.
Bu akşam da geceye kaldım, kimsesiz, suskun, sahipsiz memleket gibiyim.
Bir yanım “hasret” diyor, diğer yanda sefalet.
Seninle uykusuz kalmak bile çok güzel biliyor musun?
Güzel yüreklim sana iyi geceler...
