TREN GARI
O çok sevdiğim,
Üzerine titrediğim,
Kolumdaki saati çıkarıp bırakmıştım bir kenara.
Geçmek bilmiyordu ne zaman
Ne dakikalar.
Sanırsın güneşe gem vurulmuş,
Doğmak bilmiyordu.
Sanırım geleceğini unuttu.
Beklemek bu kadar mı zordu?
Saatler bu kadar mı uzundu?
Radyoda çalan şarkı hasreti anlatıyordu.
Aslında seni büyük özleyen bendim.
Bahaneyi saatte,
Geçmeyen zamanda buluyordum.
Bunu iyi biliyordum.
Bu da benim çaresizliğimdi.
Na'parsın…
Ala şafakta çıkıp gelmiştim gara.
Saymadım,
Kaçıncı olmuştu bu tren,
Her defasında beni benden götüren.
Heyecanla kapısına koştuğum,
Gözlerinle buluşmayı beklerken gözlerim;
Bir kuşun kanatları gibi pır pır ediyordu.
Sana bir an önce sarılmak için
Yerinden çıkıp uçmak isteyen bu yüreğim.
Biliyor musun
Sevgilim?
***
