SONBAHAR
Her sonbaharda yüreğim harelenir.
Aşk sanırdım, hep sonbaharı...
Çocukça bir sevgi düşerdi yüreğime,
O günlerin, efsunlu bir ahengi vardı.
Her sonbahar içimde,
şırıl şırıl akan bir nehir gibi,
Bestesi olmayan bir şarkı,
dile dolanmış bir terennümdü...
Sabah güneşi, çiğ ışıklarıyla kamaştırırdı gözlerimi...
Onu görünce,
gözlerim perde perde görürdü,
İçimde kelebekler uçar,
Dizlerimin bağı çözülürdü...
Gördüğüm an gözlerim gölgelenir.
bakamazdım ondan yana.
O ağacın altında beklerdi her vakit
biraz mahçup biraz çekingendi!
Kalp atışlarım
gümbür gümbür kulaklarımda.
Bir gizli telaşla koşarak
uzaklaşırdım.
Beklediğini bilirdim hep orada
Sırtını yola dönmüş
sessiz ve çekingen dururdu.
Bana aşık sanırdım, en çok da...
Ne o bana yaklaşabilirdi,
Ne de ben gözlerine bakabilirdim.
Uzaktan uzağa, çocukça bir sevgiydi.
Belki de beklediği,
başka biriydi kim bilir?
Ne iki satır mektup yazdı,
Ne elimden tuttu
Ne sevdiğini söyledi.
sadece,
Okulun karşı sokağında bekleyen
mahzun çekingen biriydi...
Ama hep olurdu o sokakta
İçim, kıpır kıpır bir heyecanla,
gizli gizli bakardım,
bana aşık sanırdım en çok da...
Yıllar geçip gitti.
Nice sonbaharlar yaşandı bitti..
mevsimler değişti
herkes kendi yolunu çizdi...
Zaman zaman merak ederim
kim bilir nerede, kiminle şimdi...
Uzak diyarların birinde,
Belki başka bir iklimde...
Acaba hala öyle mahzun mu,
Zaten uzaktan uzağa
Her sonbaharda yeniden,
Bir hazan rüzgarının getirdiği,
İçten içe söylenen bir şarkıydı o...
Ne zaman sonbahar gelse,
O hüzün çöker yüreğime.
Dilimde buruk bir acı gibi,
Aşk sandığım,
çocukça o sevgiyi hatırlarım...
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
