SONBAHAR
Adı çıkmıştır sonbaharın…
Yaygındır; herkes der ki, “sonbahar hüzün mevsimidir. Vedaların, ayrılıkların mevsimi… Ölüm kokar.”Bana sorarsanız, insanlar kendi duygularını, kendi iç alemini yaşar ve her şeye yaşadıkları dünyanın gözüyle bakar.
Sonbahar; dinlenmenin, huzurun, mutluluğun mevsimidir. Kış mevsiminde doğa bir hamilelik dönem yaşar. ilkbaharda doğum sancıları başlamıştır. Her şeyde hayata hazırlanma, canlanma belirtileri görülür, nereye baksanız…Yeşilden pembeye, mora, sarıya renk renk doğum sevinci içinde renkler kuş cıvıltılarıyla karışır, yayılır doğaya…
İnsanlar da coşar; yağmurlar, ırmaklar gibi. Doğada, canlılarda bir hareket, bir canlanma; sevinç rüzgarları eser. Bir sevinç, bir yaşama sevinci yükselir yerden, yüreklerden… Sevgi doludur herkes… Kolay aşık olunur. Bahar coşkusunda sevdalar yaşanır. İlkbahar, doğanın doğum mevsimi, yaşama sevincidir.
Yaz gelir doğa sakinleşir, olgunlaşır. Yaz, doğanın ve yaşananların olgunluk mevsimidir. İnsanlar da ağırlaşır bu mevsim; başlananların geliştiği, emeklerin karşılık gördüğü, sevgilerin kök salıp yerleştiği, fidanların büyüyüp ürünlerin erime hazırlandığı mevsim… Yaz, bir bereket mevsimidir. Ağustos böceği gibi, müziğin ahenginde yaşamın tadını çıkaranlar, karıncalar gibi sağlıklı günlerinde çalışmayı fırsat bilenler, birbiri içinde yaşar giderler...
Sonbahar artık dinlemeye çekilip, huzur ve mutluluğu yaşama mevsimidir. Doğa bir dinginliğe ulaşmıştır. Her şey üstündekileri atıp hafifleme dönemini yaşamaya başlar. Toprak. içindekileri dışarı atmıştır. Rüzgârlar ağaçları kuruyan dallarından, sararan yapraklarından kurtarır. Ve insanlar; o kadar hareketten, sevgi coşkusundan sonra bir durgunluğa, dinginliğe ulaşır. Doğa fazlalıklarını yok ederken renkten renge bir değişim yaşar. Renkler demlenir, koygunlaşır. Maviler morlaşır, kırmızılar korlaşır. Anılar yürekte demlenir, geçmişin hüznüyle tortulanır. Rüzgârların dağlara çekildiği zamanlarda, insanlar yüreklerinin kuytularında sessizliği ve hüznü yaşarlar. Sevdalara da bir suskunluk siner. Ve renkler başka bir âlemin sonsuzluğa uzanan varlığını hissettirirler. Ve insanlar kopuşların, küçük büyük ayrılıkların ve o arada büyük ayrılığın, bir göçün varlığının farkına varırlar. Bu farkındalığın hüznüne kapılırlar.
Sonbahar tüm canlılar için bir değişim mevsimidir. Bu mevsim renk cümbüşü içinde sonsuzluğa ulaşmanın manzarası, vuslatın bayramıdır. Hayatı ağır ağır, derinliğine yaşamanın mevsimidir.
Hiç dikkat ettiniz mi, güneşin doğuşuna ve batışına: gurup vakti nasıl da koyulaşırken bir başka canlılık kazanır renkler, bir vuslat, bir kavuşmanın gizemli, mistik içe doluşudur zaman… Bir yandan da bir değişimin anlatımıdır. Zaman gündüzken geceye döner. Ya sabah güneş doğarken, o ne tazeliktir… O ne güzel yaşam başlangıcıdır. Dağların üzerinde tatlı lacivert bir duman yavaş yavaş yükselir; dağların bin bir rengi yüceliği ortaya çıkar. Billur bir aydınlık sarar dünyayı, çiy damlalarının saydamlığında.
Bütün renkler canlıdır. Bir uyanışın, yaşam sevincinin anlatımıdır.
Bütün mevsimlerde ne güzeldir yaşamak. Var olmanın, varlığın mucizesinin bilincine varmak ne büyük bir nimet, ne büyük mutluluktur...
