ŞİKAYET KÜLTÜRÜ
İnsanlar bazen yaşadıkları durumlardan, hayatın akışındaki olumsuzluklardan memnun olmaz, şikayetçi olurlar.
Kimi işinden, eşinden, çevresinden, kimi sosyal, toplumsal, ekonomik olaylardan, geçim sıkıntısından, enflasyondan, hayat pahalılığından, yalandan, talandan, mobing baskı ve dayatmalardan, haksızlıktan, hukuksuzluktan, sömürge asalaklardan, günlük yaşantıdaki aksiliklerden şikayetçidir.
Şikayet, bazı kişilerde insan zihnini, gönlünü kemiren, sinsi bir hastalık, alışkanlık gibidir.
Onlar herşeye muhaliftir. Sürekli şikayet halindedir.
Sorunlardan şikayet etmek, çözüm için çaba sarfetmemek, elini taşın altına koymamak, sorumsuz insanların işidir.
Sorumluluk sahibi olanlar, şikayete konu olan sorunlara çözüm ararlar. Ellerini taşın altına koyarlar. Onlar geleceğe dönük ümitvar olurlar.
Bilge ruhlar, sorumlu ruhlardır. Onlar, şikayetin çözümü için bedel ödemeye hazırdırlar.
Dünya, dikensiz gül bahçesi değildir. Sorunlar ve şikayetler bitmez.
Hayat, dinamik bir süreçtir. Akıştır. Değişim ve yeniliklere ayak uydurarak, kendimizi sürekli yenileyerek, güncelleyerek soruna değil çözüme odaklanarak, "çaresizseniz, çare sizsiniz" düsturuyla şikayet kültüründen, uzlaşma kültürüne geçiş yapabiliriz.
Editör: Ümmügülsüm Hasyıldırım
