SEYYAH
Sessiz kuytu köşeler korugan.
Hep yalnızlığa evrilir sonunda insan.
Yağmurlu günde, bir ağaç altıdır mutluluk.
Yeniden doğmanın adıdır, yağmur sonrası,
Sonsuzluğa gökkuşağıyla birlikte uzanan umut.
Sorsam arıya, yabani çiçeğe telaşını;
Gidip gelmelerinde gizli umutlar,
Geriye kalan sadece zaman aşımı.
Bulut bulut kabaran gözlerde,
Yağmur yağmur yıkıyor insan gözyaşını.
Giden kafileler hiç dönmediler,
Umutsuz gecede bile kandiller hiç sönmediler.
Sorsan korkaklar meclisine katledilen çocukları;
Kanın izi olsa da gözlerinde güya hiç görmediler.
Bir pula satılanlar var, insan pazarında.
Parası olanın değeri olur mu nazarında,
İyilerin kaynatılıp haşlandığı dünya kazanında?
Kem gözlerde sinsiliğin abidesi,
Hin gözlerde, hissedilir kurnazlığın ifadesi.
Biz de bir seyyahız, gezip dururuz âlemde.
Göğsüne sıkıştırılan para ile coşup
Raks ediyor, sarhoslara meze edilen hanende.
Bazen aşka gelen zalim de gülümsüyor, bıyık altından arsız arsız.
Ne kadar duyarsız olduk, cümle âlem,
Soysuzluğa evriliyor insanoğlu her dem.
Yoz sürüler içinde dolaşır durur insanlık.
Nesil; nesil yok olma yönüne evrilmiş insanlık.
Hep acı ve gözyaşı üzerine mi evrilir sultanlık?
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
