SEKİZ MART EMEKÇİ KADINLARINA
Sokaklardan yoksulluktan
Açlıktan çıkıp gelmişti türküleri
Geride bırakıp tarlaları masmavi göğü
Çaldırdılar emeği ve ekmeği
Triangle gömlek fabrikasında
Yirmi bin ses yirmi bin yürek
Yirmi bin sevda
Yirmi bin direnç
Korkuları ve açlığı koyup bir yana
Utanıp kadın seslerinin çığlıklarından
Grev dendi
Grevdeydiler patrona
Anaydılar sevgili belki
Emek dökülürdü saçlarından
Sevecek kadar doymamıştı karınları
Gülecek kadar doğmamıştı yarınları
Gömlek dikerdi elleri haftada elli iki saat
Her gömlekte yâre dokunmaya hasret tenleri
Ve düzenin ısırgan kapitalist dişleri
Yüz yirmi dokuz aşk yüz yirmi dokuz hasret
Yakıldılar top top kumaşlarla
Doğmamış doğurmamışlardı belki
Sevmemiş sevilmemişlerdi
Sırası değildi yoksullukta
İnanmışlardı insana
Yandılar yağlı makinelerin kirinde
Kadındılar kadından daha
Anaydılar topraktan daha
Umuttular umuttan daha
Açlığın ötesindeydi yaşamak
Alın terinin onurunda
Mutlu yuvaların düşlerinde
Doğdukları kadar masum insanca
Kurudu terleri alevler ortasında
Henüz yazılmadan türküleri
Çaldılar emeği ve onlara çok gelen nefesi
Öldüler yangının soğuğunda
Düşler dokuyup gömleklere
Çiçek gibi nakış nakış
Sevda gibi bakış bakış
Kesimde dikimde ütüde pakette
Yani göğsün kafesinde
“Saçları parladı önce
Sonra karınlarında doğmamış bebekler
Ne çığlıklar çokluğunda
Ne çokluklar yokluğunda
Göklerden/ Tanrılardan medet umarak
Öfkelerine sarıp son sözlerini
Sustular zalimin keyfine
Sustular sustular yaşamın rengine”
Umut anası
Yarın şafağı karanfil kadifesi
Kadınlar hey kadınlar!
Yakın boyalı saçlarınızı
Tırnaklarınızdaki cilayı
Ve kurtarır gibi bir memleketi
Çamur bürüdüğünde fondoteni
Ve rujsuz dudaklarınıza yakıştığında isyan
Gözlerinizde şafaklar aydınlandığında
Yalanlarında sermayenin
El ele direnip sapkına, yobaza
Öpülmeye hasret bir dudak
Doğurmaya yangın umutlar bırakacak adlarınız
Çekerken onurlu kavganın başını
Yüz yirmi dokuz karanfil açtı
Martın sekizinde
Kan kızılı oğul verdi düşleri
Karnı tok sevgiliye beğenilmemiş hediye belki de
İşçiydiler emekçi
Sıcak ekmek sıcak bir ev kaynayan çorba
Alın terinin onuru
Bir de gök mavisi, hasret yeşili
İsyan kırmızısı
Olursa şayet bir de huzurlu yuva
Dedim ya kadından kadındılar daha
Adamdan adam
Yiğitten yiğitti sesleri grev meydanında
Hadi yükselt sesini
İsyanın ateşine
Sen ki anasın
Kadınsın güller açtıran
Yârsın, her sevdanın sebebi
Umudu yaratansın
Günüdür şimdi haykırmanın sevgiyi
Günüdür haykırmanın barışı
Günüdür haykırmanın kardeşliği
Ve köleliğe
Ve zalime
Ve zulüme
Günüdür en çirkin çığlığı atmanın
Hadi yükselt sesini
Kan emen sırtlanların böğrüne
***
Bu şiiri oluştururken katkılarını esirgemeyen, değerli dostum, usta kalem Zafer Akarsu'ya teşekkürü borç bilirim...
25 Kasım 1909'da yaklaşık 40 bin işçiyi istihdam eden, New York ve civarı, Philadelphia ve Baltimore'dan 600 gömlek fabrikasında çalışan, yüzde 80'i kadın, 20 bin gömlek işçisi greve çıkar. "En büyük kadın grevi" olarak adlandırılan grev, Şubat 1910'da sona erer. Çoğu talepleri kabul edilir.
Sadece bir şirket, sözleşme imzalamayı reddeder: Triangle Gömlek Firması...
Triangle fabrikasında çıkan yangında sadece bir asansör çalışır hâlldedir ve yangın merdivenlerine açılan kapılar kilitlidir.... 146 Kişi yangında hayatını kaybeder. Bunlardan 129’u kadındır.
Bu şiir onların anısına yaşamın her alanına değer katan tüm kadınlara adanmıştır.
***
