ÖZLENEN ÖZLENDİĞİNİ BİLMEMİŞ
Ne özlenen bilir özlendiğini
Ne özleyen söyler özlediğini
Yağmur yüklü bulutlar kaplamış gökleri
İnce bir sızı kaplar yürekleri
Belki ayrılık acısı
Belki sevdanın tasası
Kopup gitmiş anılar benliklerden
Belki bir şıpsevdi
Belki de hercai bir aşk
Adı konulmamış dile gelmemiş
Masum bakışların ardında saklı kalmış
Bir temmuz güneşi düşerken sabaha
Çocukça duygular yüreklerde
Sonunu düşünmeden ayrılığı bilmeden
Cevabı bilinmeyen bir bilmece
Bırakılmış her şey zamanın koynuna
Uzayıp giden yollar girmiş araya
Özlenen özlendiğini bilmemiş
Özleyen özlediğini söylememiş
Dile gelmeyen bir sevda yüreklerde
Yitip gitmiş zamanın koynunda
***
