NECMETTİN HALİL ONAN - DUR YOLCU BURASI ÇANAKKALE
BİR YOLCUYA
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek Anadolu'nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki, haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
Türk milletinin en büyük zaferlerinden biri olan Çanakkale Destanı'nı, kaleminden damlayan bu coşkulu kelimelerle anlatır Necmettin Halil Onan. “Dur Yolcu” her Türk evladının iftihar ettiği Çanakkale direnişinin âdeta resmedildiği duygu yüklü bir şiirdir.
Yıllar içinde Necmettin Halil Onan'ın “Dur Yolcu” şiiri destanlaşıp Çanakkale Savaşı’nın bir simgesi hâline gelmiştir. Türk milletinin özgürlük aşkını, vatan sevgisini ve Çanakkale’de yaşanan destanı kendi dizeleriyle anlattığı bu şiirde; gelecek nesillere örnek olması için hürriyet uğruna verilen mücadele ve kararlılık da yer alır.
Konu madem Çanakkale Zaferi'ne geldi, o zaman daha önceden kaleme aldığım bir şiirimi Dur Yolcu'ya kardeş şiir yapmaktan onur duyarım.
ÇANAKKALE'Yİ HAYAL ET
Bir savaş hayal et çocuk bir savaş,
Vatanını savunmak için cepheye koşan bir millet düşün,
Özgürlük ateşiyle tetiğine basılmış bir tüfek,
Sayıları unut, rakamları bir kenara at çocuk.
Toplama çıkarma işlemleri ne varsa unut gitsin,
Çarpma değil göğüs göğüse bir çarpışma düşün,
Bölme değil önce vatanını parça parça isteyen düşmanın adını belle,
Gözleri açık parçalanmış bedenleriyle
İki yüz elli bin canı bağrında misafir eden Çanakkale'yi hayal et.
Bu milletin adı Türk, burası Çanakkale.
Her bir civanmert kan kızılı toprağa düşerken,
Hava beyaz güller gibi kokucak,
Denizin tuz kokusu topraktaki kan kokusuna karışacak,
Toprak kefendi gökyüzü açık mezar.
Bir savaş hayal et çocuk bir savaş.
Askeri on beş yaşındaki çocuk
Düşman azaldı sandıkça onlar çoğaldılar,
Her bir can şehit, her biri ayrı destan.
Bir savaş hayal et çocuk bir savaş.
Öyleki kurşun kurşunla vuruluyor.
El ayak baş dağa taşa ovaya saçılıyor.
Ölüm kusarken denizden zırhlılar,
Karada özgürlük can çekişiyor,
Özgürlük ateşi çocukları dahi kahraman yapıyor,
Ah çocuk benim yüreğim yanıyor,
Bir savaş hayal et çocuk bir savaş.
Unut dağı taşı coğrafyayı unut.
Sana anlatılan hikâyeleri masalları unut.
Bu savaş ki bir milletin özgürlük haykırışı.
Oku ve öğren çocuk Türk Milletinin yaktığı özgürlük ateşini.
Oku, öğren çocuk, bu nadir kahramanlık destanını.
Oku ve haykır çocuk, dünyaya bu büyük kahramanlık destanını.
Bilgi Şakar
Türk şair, öğretmen, akademisyen ve edebiyat tarihçisi olan Necmettin Halil Onan, 1902 yılında İstanbul Çatalca’da dünyaya gözlerini açmış ve yine İstanbul’da 17 Ağustos 1968’de hayata gözlerini yummuştur.
Onan, Darülfünun Edebiyat Fakültesi'nin sınavını kazanarak 1919 yılında Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne kaydolmuştur. Cenap Şahabettin, Fuad Köprülü, Ferit Kam, Yusuf Şerif, Yahya Kemal, Hüseyin Daniş gibi Türk edebiyatına damga vuracak isimlerin ve edebiyatçıların öğrencisi olmuştur.
O yıllarda İstanbul işgal edilip okulu geçici olarak kapatılınca Necmettin Halil Onan da milli mücadeleye katılmak üzere Ankara'ya gider.
Kurtuluş Savaşı sona erince İstanbul’a dönüp eğitimine devam eder ve 1924 yılında mezun olur. Savaş sırasında bir süre Anadolu Ajansı’nda görev alıp bazı özel okullarda çalışır. Ardından uzun yıllar İzmir, Adana, Ankara'daki birçok lisede edebiyat öğretmenliği ve lise müdürlüğü yaptı. Ayrıca sonraki yıllarda maarif müfettişi ve Yüksek Öğretim Genel Müdürü olarak görevlendirilen Necmettin Halil Onan, Ankara Üniversitesi DTCF’de Eski Türk Edebiyatı Profesörü olarak da dersler verdi.
Necmettin Halil Onan, edebiyat hayatına aruz vezniyle şiirler yazarak başladı. Nedim dergisinde yayımlanan ilk şiirlerinden sonra aruz veznini artık tercih etmeyip hece ölçüsüne geçti. Hece ölçülü şiirleri Hayat ve Dergah dergilerinde yayımlanmaya başladı. 1927’de ve 1933’de bastırdığı iki ayrı kitapta şiirlerini topladı. Milli duygular, aşk, doğa temalı şiirler kaleme aldı ve şiirlerinin çoğunda öğretmeni olan Yahya Kemal Beyatlı’nın izleri fark edilir.
Yazdığı iki romandan ilki olan “İşleyen Yara” ne yazık ki basılmamış, 1932 yılında Vakit gazetesinde bölüm bölüm tefrika edilmiştir. Okullarda ders kitabı olarak okutulması için de birçok dilbilgisi kitabı yazmıştır.
Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet döneminde Necmettin Halil Onan da milli edebiyat modelini hayata geçirmiş eserleriyle edebiyat tarihimizin önemli kaldırım taşlarından biri olmuştur.
17 Ağustos günü İstanbul’da hayata gözlerini kapayan değerli edebiyat büyüğümüz Necmettin Halil Onan vefatından önce kaleme aldığı aşağıdaki beyitle tüm edebiyat sevenlere veda etmiştir.
“Ne çıkar kabrime inmezse de nur üstüne nur
Beni elbet yine rahmetle ananlar bulunur.”
Çok Okunan Şiirleri:
9 EYLÜL
(İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşu için kaleme almıştır)
Hemşerim, haydi, göğsün sevincinden kabarsın
Şu eflâke set çeken yüce dağlar boyunca!
Set çekme hislerine bu güzel günde, varsın
Hürriyetin zevkini için tatsın doyunca.
İşte, Halkapınar’dan at süren bir bölüğün
Neşeli nal sesleri Kordon’u çınlatıyor;
Atların nallarından çıkan ateşler bugün
Bir güneş nuru kadar kalbi aydınlatıyor.
Hemşerim, duyduğunu boğma ciğerlerinde,
Orda coşan sevinci en gür sesinle haykır.
Sevincinin sayhası akis versin derinde;
Kır, bugün hislerini zapteden zinciri kır!
Dinle top seslerini... İşte şimdi konakta
Yeni doğan gün gibi bayrağın yükseliyor.
Kordon’a dalga dalga vuran körfeze bak da
Gör ki, bir vatan kalbi deniz olmuş geliyor.
Bu anda aynı gurur, aynı sevinç içinde
On üç milyon kişinin kalbi burada atıyor;
Vatanda kadın, erkek, ihtiyar, dinç içinde
Bir tek gönül var gibi aynı zevki tadıyor.
Bak, şehirde, nihayet sevdiğinin göğsüne
Düşen bir sevgilinin tatlı baygınlığı var
Tarihinin bugünü benzemez başka güne!
Kalbinin hangi günde böyle çırpındığı var?
Zafer değil bu millet zaferinin yanında
Cihanın dört ucuna korku salan seferler!
En büyük kahramanlar işte: öz vatanında
İstiklâlin uğruna bu kan dökmüş neferler.
Hemşerim, bak da göğsün iftiharla kabarsın
Şu eflâke ser çeken yüce dağlar boyunca!
Set çekme hislerine bu güzel günde, varsın
Hürriyetin zevkini için tatsın doyunca...
ÇAKIL TAŞLARI
Biliyorsun ki kârî, kalbin derinlikleri,
Damla damla biriken gizli gözyaşlarıdır.
Kudretimin oradan çıkarabildikleri,
Halis inci yerine bu çakıl taşlarıdır.
Görüyorsun, nihâyet, çakıl taşları sende,
İncilerse şairin kendi kalbinde kaldı.
Fakat şunu anla ki o, çakıl bulurken de,
İnci araştırmadan duyulan zevki aldı.
Necmettin Halil Onan
Mazideki Hatıralar
Son bağlar kopunca sevgililerden,
Kalbe, o hayâlin çıktığı yerden,
Şifasız kederler sızar nihayet.
Nihâyet, en yakın emellerin de
Zehirli rüzgârlar eser yerinde;
Gidenle beraber gider saadet.
Kırılmış bir kalbe son kalan yoldaş
Gizlice dökülen beş, on damla yaş,
Bir de yâd edilen hâtıralardır.
Çünkü her sevincin sonu kederde;
Saadet, sabaha karşı göklerde
Doğan bir yıldızın ömrü kadardır.
Necmettin Halil Onan
Eserleri
Şiir
Çakıl Taşları (1927)
Bir Yudum Daha (1933)
Roman
İşleyen Yara (yayımlanmadı)
Kolejli Nereye (1977)
Ve ders kitabı olarak yazdığı dilbilgisi kitapları.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
