Natamam / Kenan Gül

Yazan: Kenan Gül -NATAMAM
Advert

ANI - 06-10-2023 18:49

NATAMAM

Benim dört kişilik bir ailem var. Kendi işimden dolayı aylık standart bir gelirim yok. Aylık iş durumuna göre gelirim farklılık gösterebiliyor ancak aylık şahsi gider hakkım hep aylık gelirimin beşte bir oranıyla sabit.

Aylık gelirimi beş parçaya bölüyoruz çünkü bunun dördü aile üyelerimize ve diğer biri ise herhangi bir ihtiyaç sahibine ait olmalı diye düşündük. Bu ihtiyaç sahipleri de bizi hiçbir zaman tanımaz. Böylesi daha güzel çünkü.

Eşimle birlikte dün akşam saatlerinde eve dönerken marketin elli metre kadar ötesinde çöp konteynerlerinden günün artıklarını toplayan, her akşam gördüğüm yaşlı teyzeyi gördüm yine.

Henüz bir şeyler dökülmediği için çöplere, elindeki çantayla bekliyordu. Onu ne zaman görsem, selam verip avucuna biraz para sıkıştırırdım. Konuşmazdık belki ama gözlerindeki ifade çok şey söylerdi. Arkamdaki arabaya aldırmadan yaşlı teyzenin yakınında durdum. Arabadan inip yanına gittim. Gülümseyen gözlerle bana baktı. Yine bir miktar para sıkıştırdım avucuna. Omuzumu sıvazladı. Az önce ani şekilde durduğum için öfkeli bir şekilde korna çalan arkamdaki arabanın sürücüsü de bu yaşanan olaya şahit olunca, elini göğsüne koyarak saygılı bir özür selamı verdi.

Şefkatli bir huzurla arabama bindim. Tam kontağı çalıştıracaktım ki, eşim; “Tamam mı?" diye sordu. Bir an için şaşırsam da, gülen gözlerle "Tamam" dedim.

Ben kontağı çevirip arabayı çalıştırırken elini elimin üzerine koyarak, başını iki yana salladı ve duyabileceğim bir sesle;  "Natamam, hayatım." dedi.

Eksik olan neydi ki? Trafik oldukça sıkışıktı. Eşim, arabadan inip o yaşlı teyzenin yanına gitti. Yaşlı kadının ellerini avuçlarına alıp bir süre sohbet ettikten sonra birlikte arabaya geldiler. Teyzeyi arka koltuğa yerleştirdi.

Eşim bana dönüp; “Hadi Kenan, markete gidelim" dediğinde utandım. Marketin önünde durduk. Hep beraber girdik içeri. Eşim; "Sen bizi istersen kasanın orda bekle, biz kadın kadına alışveriş yaparız." dedi.

Alışveriş bitince, alınanları arabanın bagajına yerleştirdik. Yaşlı teyzem yine arka koltuğa oturdu. Sanki bir film izliyormuşum hissine kapıldım. Koltukta oturmuş acaba şimdi ne olacak diye bekliyordum.

Eşimin bana dönüp; "Teyzemizi evine bırakalım" demesiyle irkildim ve film kadrajından çıkıp kendime geldim. Yaşlı teyzenin tarifleriyle evine doğru yola çıktık. Bir süre sonra da, bir binanın önünde durduk. Aslında gösterişli bir binaydı.

Yaşlı teyze önde biz arkasında, binadan içeri girdiğimizde durumu anladık; apartmanın yöneticisi, kapıcı dairesini teyzeye düşük bir ücretle kiralamış. Teyzeye de; "Hiç para almazsam binadakiler sorun yaratabilir. Az da olsa adı olsun, olmazsa da eksik kalanını ben tamamlarım." diyerek gönlünü almış onun. Apartman yöneticisinin bu tavrı çok hoşumuza gitti.

Ancak daireden içeri girdiğimizde acı bir sürpriz bizi bekliyordu. Küçük salonun bir köşesinde bulunan divanda, otuz beş kırk yaşlarında biri yatıyordu. Bizi görünce toparlanıp kalkmaya çalıştı ama başaramadı. “Yardım edeyim” diyerek yanına gidip yardım ettim ve onu oturur vaziyete getirdim. Konuşmakta zorluk çekiyordu. Yaşlı teyzenin doğuştan özürlü oğluymuş…

Yaşlı teyze, eşinin ölümünden sonra kendisine ondan kalan emekli maaşıyla adeta buraya sığınmış. Akrabaları hatta bir de kızı varmış ama arayıp sormazmış.

Yaşlı teyze bize çay yapmak için ayağa kalkınca, eşimle göz göze gelerek anlaştık. Teyzeyle beraber mutfağa beraber geçti eşim. Ben de genç adama birşeyler anlatma çabasına soyundum. Konu önemli olur mu böyle durumlarda? Bazen sadece bir insanın nefesini hissetmeye ihtiyaç olmaz mı?

Çaylar geldi ve çaylarımızı içip izin istedik. Yaşlı teyze bizi kapıya kadar yolcu etti. Elini öpüp arabaya bindik. İçimdeki buruk sevinçle arabayı kullanmaya başladım. Eşim de suskundu. "Tamam mı? "diyerek sessizliği bozan ben oldum. Bana döndü ve yine aynı kelime döküldü dudaklarından; “Natamam”… Bir kez daha düşünmeye başladım eksik olan neydi diye.

Eşim anladı zihnimden geçenleri ve "Hayatım, senin annen vefat etti. Benimki de uzakta. Burada bir annemiz olsun istemez misin? Hani, şöyle haftada bir alışverişini yapsak bu yaşlı teyzenin, hal hatırını sorsak. Ne dersin?“ dedi.

Ne diyebilirdim ki? Kendime kızdım. Neden ben bunu düşünemedim diye. Sadece başımı sallayarak söylediklerini onayladım; "Tamam, dön geriye o zaman, teyzeye de söyleyelim, seninle konuşmadan ona bir şey söyleyemezdim." deyince eşim geri döndüm. Sonunda bir “Tamam” kelimesi duymuştum ya  eşimden, bunun yanında yol nedir ki?

Beraberce arabadan inip teyzenin kapısını tıklattık. Bizi görünce biraz garipsedi ama eşim koluna girip onu yine mutfağa götürdü. Döndüklerinde ikisinin de gözleri yaşlıydı. Gözlerim doldu benim de ve ağladığımı göstermemek için arkamı döndüm onlara. Farklı değildik hiçbirimiz.

Yeniden evimize doğru yola koyulduk. Araba hafiflemişti sanki. Eşime "Eee artık tamam dedin değil mi? " diye takıldım. Gülerek bana; "Natamam" demesin mi? Yeniden geri dönme ihtimaliyle arabayı sağa çekip durdurdum. Eşimin yüzüne baktım.

"Hayatım, bizim binadaki arkadaşları ikna edip bir de akülü araba aldığımızda tamam olacak" dedi.

Sesi müzik gibi geliyordu kulağıma o an... 

Araba ne ki?  Ben kanatsız uçuyorum…

Beni tamam yapan kadın! Sana her gün yeniden aşık oluyorum…

Editör: Ümmügülsüm Hasyıldırım 

Günün Diğer Haberleri