MUTLU AŞK YOKTUR
Uğrunda ölümlere gidilmiş
yangınlar içindeki vatandı aşk
Sen benim yıkıldığıma bakma sevgili
Ben acısını kaburgasında saklayan
bir ağıdım sana
içimden geçen kırsal yalnızlıkları bir bilsen
bir bilsen
öyküsü yarım kalmış ömürler dükkânında takasa bıraktım düşlerimi
kokuna asılı baharlara yaslanıp
suskun öyküler göçüyle
çoktan ölmeliydim
acının kıvrımlarında
bir çığlığın ulaşılamaz sularında yürürken aşk
hiç inanmadım
alnımdaki yazının kölesi olmadım
anladım ki
aşkın yarası kabuk bağlamazmış sevgili
derviş lisanıyla
yurtsuz kalmakmış ayaklanmakmış aşk
saçlarımdaki düşleri taramakla geçiyor geceler
beni anlayamadığın zamanın ertesine
yıkılıyordum
mavi düşlerle
dünyaya acı sararak ölenler var sevgili
dudaklarımda açan krizantemlerle
yamalı geleceğini emanet bırakmakmış aşk
Bazen
akordu bozuk kederleriyle
kirpiklerimin ucunda
ürkütülmüş kuşlar uçuyor
bazen de
bayat acılarıyla yakıyor tenimi sevda
bilirsin işte
kaybolmaya ramak kalmıştı
gözlerin tutup çekti beni zifiri ayinlerden
gülüşümü çocukluğumda unutmuş tedariksiz yoksulluklarımla
Ve
dudağımın kıyısına vuran denizin dalgalarıyla üşürdü aşk
zaten
göğsümün kafesinde bin yıldır mahkum değil mi hayat
Şimdi
doldurdum bütün ağır anıları ar heybeme
Anladım ki
aklın seyir defterine yazılmış hasretinle tükenmekmiş aşk
Oysa
bitmiş aşkların seferinde gitmek kadar acıydı hayat
Ne olur
dudaklarımın arasındaki çığ/lığı
mavi uçurtmalarla sal gökyüzüne
ihtimali az gerçeklerle öğret aşkı
Sen
kavgalarda bilenen
örgütlenmiş baharımsın
Hadi nisan yağmurlarıyla
ifşa et beni geceye
kavimler göçü yalnızlığımda
azınlığım
ezilmişliğim
isyanım ol
vatanım vazgeçilmezim
***
