MEVSİMSİZ
Göğsünün kıyısında unuttum yüreğimi,
Çağlarken göz pınarlarımda nehirlerim,
Sığmadı avuçlarıma zaman.
Ölüm sessizce çıkardı ayakkabılarını,
Girdi eşiğimizden;
Biz, tutmuşken yaşamı sımsıkı,
Zühresinden!
Ekecekken gökyüzüne mavi kuşları,
Söküp gitti kökünden,
En sevdiğim ağacı!
Çaldı umutlarımızı ecel!
Yetim gölgeleri ekti payıma,
Eksildim, boşalan sağ yanımdan!
Kayboldu, alnına ördüğüm kader ağım da
Suretinden!
Gidişinle aktı susuzluğum,
Sarıldığın atlasına.
Sinemde sakladığım buselerin,
Soyundu güneşin talanına;
Mevsimsiz kaldı iklimlerimin kıyısı.
Vakitsiz susuşun doldururken cenneti,
Limansız gülüşlerin doğurur külvaktimi;
Derin, tarifsiz sancıyla
Süveydamdan!
***
