Kuyunun Hikmeti / Nevin Aktekin Gülfırat

Nevin Aktekin Gülfırat -KUYUNUN HİKMETİ
Advert

ÖYKÜ - 21-04-2026 15:28

KUYUNUN HİKMETİ

“Her karanlık bir son değil, bir hikmetin başlangıcıdır.”

O akşam kardeşlerim ile birlikte dedemin dizinin dibinde ateşin yanındaydım. Anlatacağı kıssayı merakla bekliyordum. Ay bile âdeta cama usulca yaklaşarak hikâyeye kulak kesiliyordu. Dedem önce ateşe baktı. Sonra ellerini yavaşça uzatıp ısıttı. Bize dönerek “Sabır nedir, bilir misiniz?” dedi.

Ben aceleyle öne atıldım, “Annemizin bir şeyin çabuk olmasını istediğimizde söylediği şey sanırım. Çünkü annem o zamanlar, bize hep sabredin, diyor.” Dedem tebessüm ederek elini başımda gezdirdi, o tanıdık şefkatiyle “Evet” dedi, “Ama sabır bundan daha derindir.” Biraz sükût etti.

Sesini alçaltıp devam etti, “O hâlde bugün size sabrın en güzel timsalini, hikâyelerin en güzelini anlatacağım. Hazreti Yusuf’un kıssasını…”

İsmini duyunca içim huzur doldu. Ve devam etti dedem, "Yusuf çok güzel bir çocuktu. Onu kıskanan kardeşleri vardı. Günü geldiğinde kendisi gibi peygamber olacağını bildiğinden ayrı bir itina ve şefkat gösteriyordu. Yusuf olmazsa babalarının onları daha çok seveceğini sanan kardeşleri, bir gün onu bir kuyuya attılar…” Dedem içini çekerek durakladı. Biz merakla hep bir ağızdan "Yaralanmadı mı?"
"Boğuldu mu yoksa?"
"Hem orası çok karanlıktır."
"Ölmese bile korkmadı mı kuyuda?"

Dedem, "Az sabredin çocuklar anlatacağım. Korktu elbet o zifiri karanlıkta lakin sabır, korkmamaktır sanmayın. Sabır, korkarken de inanmaya devam etmektir. O da Allah’ın onu yalnız bırakmayacağına inanıyordu. Ve o kuyu ona bir kapı oldu, oradan başka bir kapıya açılan. Nice zor kapılar gördü Yusuf. Kimi zaman saraya kimi zaman zindana açılan… Zorlukları birer birer geçti. Ve yıllar sonra o çocuk büyüdü, bir ülkenin en güvenilir en kıdemli insanı oldu. Vakti geldiğinde hasretini çektikleriyle de kucaklaştı."

Gözüm ateşe değmişti. Az önce karanlık gibi görünen közden sızan alevler, şimdi bana ışık gibi gelmişti. Dedem devam etti, “Her kuyu bir son değildir çocuklar. Bazıları seni daha yükseğe çıkaracak yolun hikmet dolu başlangıcıdır. Bu kıssadaki gibi sabırlı olmak, teslim olup inanmak lazım."

O gece yatarken uzun uzun düşündüm dedemin anlattıklarını. Kuyular, sadece toprakta değil; yürekte de olurdu, anlamıştım. Benim de kuyularım vardı. Küçük korkularım, yalnızlıklarım… Ama o gece ilk kez anlamıştım ki her karanlık bir son değildi.

Yıllar geçti... Dedem artık yok ama ne zaman içim daralsa kendimi bir kuyunun dibindeymiş gibi hissetsem gözlerimi kapatıyorum. Ve dedemin sesi geliyor derinlerden kulağıma, "Sabret evlat… O kuyu seni yutmak için değil, yüceltmek için var."
"Ve o kuyuda asla yalnız değilsin…"

***


Editör: Nüzhet Ünlüer

Günün Diğer Haberleri