Kolye Bulundu / Hamdiye Özer Okudan

Yazan: Hamdiye Özer Okudan -KOLYE BULUNDU
Advert

ANI - 22-06-2026 15:44

KOLYE BULUNDU

Maddi değeri sıradan ama manevi değeri büyük olan kolyem kaybolduğunda bayağı bir gürültü kopardım. Doğru muydu eğri miydi oraya pek girmek istemiyorum. Ortaya yazılmışsa herkes kendine göre bir değerlendirme yapmıştır zaten. Herkes için deneyim olacak bir olaydı, bu bakımdan yazmaktan pişman değilim. Ayrıca Facebook arkadaşlarım, dostlarım benim ailem gibi demiştim. Bu yüzden paylaşmayı doğal buldum. Kaybolduğunu yazdığımda siz dostlarım sıkıntıma katlanıp sorunun çözülmesi için dualar ettiniz, dileklerde bulundunuz. Bu beni yüreklendirdi, mutlu etti. Herkese gönülden teşekkür ediyor, yaşamlarında hiç kayıp yaşamamalarını diliyorum.

Röntgen odasından çıktığımda cebime koyup koymadığımı hiç hatırlamıyorum. Ateşliydim, hiç hâlim yoktu. Eve geldim kitap kutularının üzerine attım giysilerimi ve yattım. Üç gün sonra ateşim düşüp kalktığımda kolyemin olmadığını farkettim. Her yeri aradım yoktu. En son röntgen odasında çıkardığımı hatırlıyordum. Doğal olarak en son oraya gittim, yoktu. Bu arada kurum ilgilileri önem verip ilgiyle araştırdılar. Kendilerini meşgul ettiğim için çok özür dilerken, önem verip zaman ayırdıkları, gereken araştırmayı yaptıkları için kendilerine yürekten teşekkür ediyorum. Sağolsun, varolsunlar…

Kolye bulundu ve ben hemen kayıp bilgisi verdiğim kuruma bulunduğu bilgisini verdim.
Bu arada şu küçücük kolyeye anısından dolayı, ne kadar değer verdiğimi anlatmak için başımdan geçen yaşadığım benzer bir olayı anlatmak istiyorum. Eşim Antalyalı’ydı, kayınvalidem eski bir yörük soyundan görmüş geçirmiş bir kadındı. Fazla bir batıl inancı da yoktu ama birkaç fal bilirdi ve ara sıra da uyguladığını da görmüştüm. Bunlar bakla falı, İp falı gibi…Kayınpederim de sihirbaz gibi kulağının arkasından, avucunun içinden para uçururdu aile sohbetlerinde. Şaşkınlık içinde güler nasıl yaptığını bir türlü anlamazdık, o da açıklamazdı. Gülerek, söylemem, büyü bozulur derdi. Eğlenip çok hoş zaman geçirdiğimiz anlardı. Kayınpederim de oldukça bilgili, inançlı, sevgi dolu bir insandı ama otoritesi de yerindeydi. Kimse sözünün üstüne söz söylemezdi. O tatillerimizin birinde bir gün, ailenin yarısı gezmeye çıktık. Karaoğlan Parkını uzun uzun dolaştık. Kalesini, Kale İçini gezip restoranda yemek yedik. Akşam eve döndüğümüzde alışmamışım ya nezaket olsun diye başıma bağladığım bana çok yakışan, mor orijinal oyalı yemenimi kaybettiğimi farkettim. Kolye olayındaki kadar gürültü çıkarmadım ama sızıldandım, üzüldüğümü belli ettim. Hemen kayınvalidem yanıma geldi, üzülme gelin bulacağız dedi. Oturdu iplerini dağıttı, düğümledi çözdü, bir süre sonra gelin dedi senin dastar parkta bir ağacın dalında asılı, yarın gidin alın. Sonra bir şey daha yaptı: onun deyimiyle eline bir çaput aldı, iki ucunu birleştirdi, ortasından bir düğüm attı, içinden bir şeyler söyledi, bize döndü: şeytanın çişini bağladım hemen bulacak, dedi. O zaman çok gülmüştüm, yine gülüyorum ya ertesi gün gittiğimizde Karaoğlan Parkında çay içtiğimiz masanın yanındaki ağacın dalında asılı sallanıp duruyordu benim dastar. Sevinç ve hayretle aldım. Biliyor musunuz, kolyem bulunsun diye kayınvalidemden öğrendiğim gibi şeytanın çişini bile bağladım. Bulununca da ilk işim, attığım düğümü çözmek, sıkışmış şeytanı serbest bırakmak oldu… inanıp inanmamak sizde…sorarsanız ben hiç fala inanmam, bakmam, baktırmam. Ama zararsız bazı şeyler için de muhabbeti bozmam. Şurası kesin, batıl inançlara hiç inanmadım, hep uzak durdum, meslek hayatım boyunca da öğrencilerime aklın ve mantığın önemini batıl inançlardan kurtulmamız gerektiğini anlatıp öğrettim… tavrımı herkes bilir o yüzden bu olayı rahat anlattım, amacım biraz renk, biraz gülümseme katmaktı günümüze…

Sonuç, ateşli halimle kapakları aralık kitap kutularının üzerine attığım giysimi aldığımda kapağın aralığından bir parlaklık ilişti gözüme. Aşağı sarkmış kolyenin ucu olduğunu gördüm. Hem sevindim hem üzüldüm. Az sonra Amerika’dan gelmiş olan kızımı otogardan alacaktım, kolyenin bulunmasının onun geldiği ana rastlaması bir mucizeydi sanki. Buna sevinirken kaybolmasıyla biraz fazla ses yapmış ve başkalarını tedirgin etmiş olmaktan hem üzüntü, hem mahcubiyet duydum. Yapacak bir şey yok. Olan oldu. Önce kendim sonra da herkes için bir deneyim olduğunu düşünmekten başka çarem yok…

Kayıpsız yaşamanızı diliyorum değerli dostlar, sevgili arkadaşlarım…

Sağlık, mutluluk, selam ve sevgiyle kalın…

 ***      

Günün Diğer Haberleri