KIRMIZI ÇEMBER
Alev topuna dönen kırmızı çemberin etrafında döne döne uçuşan yapraklar, hepsinin rengi kırmızı...
Siyahın çığlığı, metrelerce uzanan ipin ucundaki yürek…
Büründüğü çıplaklığın içinde kaybolan beden, ruhun dip noktasındaki ses…
Duyulamayan nefes…
Yaraların iyileşeceği günün sabahında, beyaz tülden sızan ışıkta beliren çemberin içindeki papatyaların kıyısındaki sözcüklerin, güneşle yıkandığı sıcaklığın adı ne ola ki?
Yürüyen sevdalı, uçan turna, seken ceylan...
İçinde yetişen neyse, o olsun arkadaş.!!
Rüyanın içinden geçen çember gerçeklik nerede denirse de, selamı bekleyen kulun dudağındaki kelâmdadır deriz.
