KAYBETMEDEN ÖNCE DEĞERLİ OLDUĞUNU İDRAK ETMELİYİZ..
Bilinç altımız yönetiyor bizi, her ne kadar farkında olmasak da yaşam biçimimizi ciddi oranda belirliyor...
Niyetlerimiz, bir şeylere yönelişimiz, seçimlerimiz, tercihlerimiz hepsinin belirleyicisi aslında bilinç altımızdır..
Gördüklerimiz duyduklarımız bir sübliminal gibi direk bilinç altımıza doğru yol alıp yuvalanıyor.
Oradan bizi şekillendirip yönetiyor. Bu sebeple bilinç altımıza depolanan şeylere çok dikkat etmeliyiz.
Bilinç altı bencilliği;
Elimizdeki, yanımızdaki zaten bizim, bize mahkum gibi bir algı veriyor ve gözümüzden değerini düşürebiliyor.
Tuhaf bir psikoloji fakat reel hayatta, medyada sıkça gördüğümüz, karşılaştığımız durumlardır.
İnsan neden ulaşamadığına sonsuz değerler biçtiğini sanıyor, sonsuz bir sevgiyle bağlandığını zannediyor?
Hakkı olmayana bağlanıp göz dikiyorken hakkı olandan yüz çeviriyor...
Belki de bilinç altı bencilliği onu buna mahkum ediyordur?
Eşine karşı duyarsızken, sevgisizken eşi olmayana karşı ise son derece zarif, içli, duyarlı, dokunaklı, kibar biri olabiliyor.
Kim bilir belki de hakkı olmayana karşı gösterdiği değer, sevgi, duyarlılık sadece elde edene kadardır...
Elbiselerimizin, evlerimizin temizliğine dikkat ettiğimizin yarısı hatta çeyreği kadar ruhsal, zihinsel ve bilinçsel temizliğimize de dikkat etmiş olsaydık bu çağ karanlığını görkemlice yaşayamazdı. İnsan insandan emin olurdu.
İnsani ilişkilerde, insani dostluklarda güven olurdu acabalar uykuya dalardı...
