KATYA
Bir yorgunluk çöktü ansızın ruhuma…
Tam kitabın ortasında,
En heyecanlı yerinde...
Şimdi uyusam aklım kalır, merak ederim.
Katya'nın hüzünlü hikâyesini,
İsterim ki çok mutlu bitsin sonu.
Oysa siz gördünüz mü mirim,
Hangi kitabın sonunun mutlu bittiğini?
Katya bir kadeh şarapla bakakaldı,
Öylece ruhunda derin izlerle uzaklara.
Son bir gayretle doğruldu, yorgun ruhum.
Bir de ben Katya'yı yalnız bırakamazdım.
Sona doğru gözlerimden istemsizce
Düştü gözyaşlarım, hikâyesi yine
Yarım kalmış satırlara.
“Başının çaresine bak Katya” diyordu.
Ruhsuz hercai adam...
O anda sıkılmış yumruklarım,
Ne çok şey yapmak istiyordu.
Bu adamlar bu cüreti nerden buluyordu?
Sev, sev kır umutlarını, sonra da
Çok kolaymış gibi bak, başının çaresine;
Demek ne kolaydı…
Ruhsuz hercai adamlara ancak
Kolayı seçmek yakışırdı.
Son kadehini de bir deniz kenarında
Yudumlarken Katya:
Birden gecenin bir vakti bıraktı o, narin
Yüreğini, sessiz dalgalara.
Bir hikâyeyi daha yarım bırakarak
Yorgun ruhumda derin bir iz bırakarak.
Gel de uyu şimdi,
Gökten en parlak yıldız kayarken
Gecenin şavkı üzgün gamzelerine vururken.
***
