KARAR
Yönetim; insanların işbirliğini sağlama ve onları bir amaca doğru yöneltme, yürütme faaliyet ve çabalarının toplamıdır.
Yönetimin başlıca fonksiyonları; planlama, örgütleme, yöneltme koordinasyon, denetim, motivasyon ve yetiştirme’dir…
Henri Fayol’un, yönetimin beş fonksiyonlu; “planlama, organize etme, yürütme (kumanda etme), koordine etme ve kontrol etme” yaklaşımı, bugünkü modern yönetimin de temelini oluşturmaktadır.
Gulick; personel işleri, sürdürülebilir iş koşulları, personel eğitimi ve işe alma gibi bütün bir personel fonksiyonunu öne çıkarmıştır.
Benim, Yönetim Bilimi literatüründe ilgimi çeken, karar vermedir. Karar verme; alternatifler hakkında bilgi edindikten sonra, duruma en uygun sonuca ulaşabilmek için alternatifler arasından seçim yapma sürecidir.
Karar vermede başlıca yaklaşımlar; sezgisel karar verme, deneyimsel karar verme ve bilimsel karar vermedir.
Karar verme süreci, bilgi toplama, alternatifleri değerlendirme ve nihayetinde son bir seçim yapma yöntemidir. Önde gelen karar verme yaklaşımları, rasyonel karar verme modeli, sınırlı rasyonellik modeli, içgüdüsel karar verme modeli ve yaratıcı karar verme modeli olarak sıralanabilir. Karar verme sürecinin temel öğeleri: karar vericiler, amaçlar, hedefler ve kriterler, seçenekler ve çevresel faktörler gibi çeşitli unsurlardan oluşur.
Bernard Simon; “Karar, yönetimin kalbidir.” der.
Eğitim Yönetim Bilimi lisans, Eğitim Yönetimi Bilimi ve Kamu Yönetiminde yüksek lisans yapmış biri olarak bu bilim alanına, literatüre katkı yapacak amacım ve akademik yeterliliğim yok. Denetim meşguliyetinin ve orta kademe kamu yönetimi tecrübesi olan biri olarak bütün bu yönetimsel süreç ve yaklaşımlar içerisinde karar vermenin insanin hikayesinde en belirleyici ve büyüleyici karakteri üzerine bir şeyler söyleme muradındayım.
Mutlak kusursuz karar vermek, mutlak doğrular taşımayan hayatın realitesine de aykırı… Karar, var olan değişkenler içerisinde bir seçime yönelmedir. Kollarımızı ne denli çok açarsak açalım, kuçaklayamadıklarımız ve de avuçlamak isteyip de avuçlarımızdan kayanlar olacaktır. Her seçim birilerini hedeflerken geride size de manidar olan vazgeçtiklerimizi de bırakmak gibi bir hüznü de taşır. Eş seçimi, meslek seçimi, konut seçimi, yaşanacak yerleşke seçimi, yatırım seçimi doğru olduğunu sandığımız tercihlerdir… Hangi kararı verirseniz verin geriye pişman bir el kapar; kapısını ömrün…
Hangi kararı verirseniz verin mutlak mutluluğa erişemeyeceğiniz gibi; yeterince karar verme yeterliliği olmayanların sürüklenmelerle dolu hazin hayat hikayeleri de bir vakıadır. Kime dokunsanız dokunun kaçırılmış fırsatlar hikayesi olduğuna tanık olursunuz.
Keşkesiz birey yoktur… Bu bazen ‘’ah!.. beni kimler istedi…’’ diye başlayan öykünmeler içerdiği gibi ‘’Burası zamanında sudan ucuzdu; bende de onu alacak para vardı’’ gibi kaçırılmış fırsatlar hikayesi biçimindedir. Herkesin bir şekilde kesen olmamış teğet geçmiş bir kaçmış başarı öyküsü vardır.
Rasyonel insan; karar verdikten, seçimi yaptıktan sonra hedefe, amaca yürürken; geriye dönük sorguları yapsa bile onu yavaşlatacak bağları koparır.. Çünkü yönetim başarısının; rejimi düzensiz, debisi yüksek,ters akıntıları olan suda rafting yapmak olduğunu bilir…
