İSTANBUL HÜZÜNLÜ
Mevsim ilkbahar.
Her yeri mor erguvanlar sarmış.
Güneş gülen yüzüyle etrafta dolaşıyor.
Karıncalar minik adımlarla yürüyor.
Doğa kıpırdanmaya başlıyor.
Çünkü bahar yazı muştuluyor.
İçimiz sevinç doluyor.
Ama yine de bugünlerde İstanbul sokakları hüzünlü.
Mevsim yaz.
Deniz, gökyüzü parlament mavisi.
Şehir adeta bir deli mavi.
Rüzgarları çok asi.
Martılar şarkı söylüyor.
Ay, yıldız, yakamoz, dalgalar ile raks ediyor.
Ama yine de bugünlerde İstanbul sokakları hüzünlü.
Mevsim güz.
Her yer sarı ile dümdüz.
Yapraklar kırmızı ile donanmış.
Ortalığı bir yangın sarmış.
Hazan renkleri etrafta dolaşıyor.
Ruhları hüzün kaplıyor.
Her yere sessizlik siniyor.
Kışa zemin hazırlıyor.
Ama yine de bugünlerde İstanbul sokakları hüzünlü.
Mevsim kış.
Sabahları soğukla kalkış.
Yükseklerde, tepelerde kar yağıyor.
Etrafı kar kokusu sarıyor.
Ağaçlar cansız görünüyor.
Beyaz örtüyü bekliyor.
İstanbul hala hüzünlü.
Çünkü sen yoksun artık bu şehirde.
Ama her yer sen gibi kokuyor.
Sevgin bende hala saklanıyor.
