İNSANLIĞIN ÖLDÜĞÜ ZAMANLAR
İşyerimiz uzak olmamakla beraber itfaiye sesiyle değil de bir esnaf komşumuzun haber vermesiyle iş yerimizdeki yangından haberdar oldum.
Alelacele işyerime gittim. Yangın söndürülme aşamasına gelmiş, kepenklerin arasından yoğun bir duman kitlesi yükselmeye devam ediyordu. Çaresiz itfaiyenin çalışmalarını kenardan herkes gibi seyrettim. İtfaiye erken gelmiş olsa da mobilya ve beyaz eşya satışı yaptığımız mağazamızda ne kadar hasar olduğu ancak gün ışığı ile birlikte ortaya çıkacaktı.Yangın elekrik kontağından çıkmıştı.
Geceyi uykusuz geçirdim.
Erkenden işyerine gittim.Günün ışımaya başlamasıyla birlikte gördüm ki ; az da olsa hayata döndürülecek malzemeler de var. Kullanılamaz durumda olan malzemeleri çıkardıktan sonra kenara bir kanepe çekerek oturdum. Diğer malzemelerin temizliği için bir grup komşu hanımı gayretle çalışıyorlardı. Komşu esnafların geçmiş olsun ziyaretleri faslı da bitmişti. Hanımlar temizliğe devam ediyorlardı.
Bu esnada sevdiğim, saygı duyduğum bir arkadaşım da geldi. Geçmiş olsun faslından sonra bana: "Bizim çamaşır makinası ile buzdolabı ne olacak," dedi! Adeta başımdan aşağı kaynar sular boşaldı. Bir an sustum ve: :Kısa sürede hallederim" dedim ve yanından kalkıp mağazanın kapısına çıktım.
Benden çamaşır makinası ve buzdolabı almış, parasını ödemiş, oğlu evleneceği zaman almak üzere emaneten bana bırakmıştı! Hemen ürünlerini teslim ettim. Bir kaç ay sonra da mağazayı kapattım.
Bu olay üzerinden yaklaşık on yıl geçtikten sonra bir gün telefonum çaldı. Arayan yukarıda bahsettiğim arkadaşın hanımıydı! Oğullarını nişanlamışlar, benden aldıkları çamaşır makinasının farkını ödeyerek bir üst modelini verebilir miyim diye bana soruyordu!
