İNSANININ KAÇ GİYSİSİ VARDIR?
Bir çok giysisi vardır insanın.
Sayalım:
Kendisidir bir kat giysi.
İnsan önce kendini giyer.
İnsan önce kendisinden ibarettir.
İnsan önce kendini benimser yakıştırır ve giyer.
İçinden "iyi ki" demeyi ihmal etmez arada, sırada.
Özgüven giyer birde, arada başkaları yüzünden kaybettiği de olur.
Değer verdikleri incitmiştir onu ve hor görmüşlerdir.
"Yapamazsın edemezsin," diyerek onun hayata dair tüm motivasyonunu yok etmişlerdir.
Tekrar sil baştan özgüvenini kendine uyacak ve uygun ölçüye getirene kadar çırpınır durur.
Tüm zaman boyunca:
"Bu dedikleri ben değilim, hele ki onların bana uygun gördüğü bu giysiler hiç benim tarzım değil," der durur.
Karakteridir bir diğer giysisi, ne kadar sağlam karaktere sahipse o kadar güzel yakışır giysileri, çünkü taşıyan dört dörtlük bir insandır.
Başkalarının gördüğüdür bir diğer giysisi.
Bir türlü beğendiremediği, yakıştırılamadığı.
Hep eksik gelir başkalarına o giysiler.
Hep eleştirilir, ne yapsa beğendiremez.
Sürekli giysilerini bu yüzden değiştirip durur.
Sonunda sadece kendi seçtiklerini giyer ve herkesten uzaklaşır.
Sahi tüm bunlar olurken, insana kendi giyisisini giymeye zamanı kalır mı sizce?
Kalmaz, o kadar çoktur ki giymesi gereken giysiler.
Birde beklentilere karşılık vermesi gerek.
Beklentiler mi çok yakışır, bugün?
Yoksa hayaller mi,
hangisi uygun olur giymek için?
Her soruya bir cevabı olan giyisi mi?
Yoksa bilmiyorum deyip, bilinmezlerin içinde kaybolmak mı yakışır, giyisi olarak?
Sahi en çok hangisi yakışır?
Hangisini çıkarmalı giysi sandığından?
Yoksa bunu yarın giymeliyim, şunu şu olunca giymeliyim, deyip sandığa sadece uzaktan bakıp, geliş güzel,
"Ne çıkarsa bahtıma" giysisini giyip güne başlamalı mi....?
Hadi o zaman, rastgele.
Her daim bir umut vardır.
