GİDEN - KALAN
giden gitmiştir; çıkınında keşkeler
kalan kalakalmıştır; eteğinde anılar
gidenin gittiği; kalanın kaldığı araftadır ilişki
giden kalanın, kalan gidenin hüznünü; nerden bilsin?..
gidenin de içinde pişmanlığı beslediği;
kalanın da gidenin ardı sıra gitmek istediği
zor zamanlardayız…
meğer ki yokluğun ne yaman imtihan;
varlığın ne büyük imtiyazmış
yaşayınca yaşadıklarının maliyetinden anlıyorsun…
yaşamın kıyısında karanın bittiği yerdir ayrılık
ardın toprak; önün umman
bütün suların kıyılardan çekildiği vakitlerdeyiz
gel-git’in ortasında nasıl da çaresizleşiyor insan…
dönsen sığ; yürüsen derinlik
birbirimize mahkum bir günün tam ortasında
ne sen gece ne de ben gündüz...
oysa narinsin incinirsin diye sana sarılamazdım
göze gelirsin nazar sebebi olurum diye
sana uzaktan temaşa ile yetinirdi gözlerim
dokunmadan yokluğunla kifayet ederken ben
kafi bir mutluluğa kabulem
razı olup rıza gösterem
sen yeter ki eskisi gibi irem bağlarında salın gez
ben bağbanın olarak kalmaya raziyem.
