GEÇMİŞTEN KALAN
Evvel zaman içinde ile başlayıp, gökten düşen üç elmayla bitmeyen bir sevdanın objesi.
Bildiğim, geçmişimden, çocukluğumdan, ayrılıktan kalan.
Yalnızca benim olduktan sonra, 40 yıldır kullanmaya kıyamadığım, kırmaktan korktuğum, incinmesini istemediğim çocukluğum.
Merak ettiğim çok şey var mesela, bana dair. Ben bebekliğimi kimseden dinlemedim.Yoksa ben büyüyene kadar hep mi çocuktum.
Kaç aylık yürüdüm, kaç yaşımda konuştum. İlk kelimem ne oldu? Kaç aylık dişim çıktı. Hastalandım mı, mızmızlandım mı? Geceleri uyur muydum? Çok mu ayrıntılarda boğuldum…
En güzel muhabbetler için en iyi malzeme bebeklik, bebekliğimiz...
Bilen bilir, ben torunlarımı içime çekerim. Boyunlarını koklar, ciğerlerime doldururum. Garip ama hücrelerime kadar yenilendiğimi hissederim. Cennet böyle kokuyorsa eğer, ben kime cennet vaad ettim diye de merak ederim.
İki tabak, bir fincan.
Kaç kez kullanıldı, hangi mamayı kimin elinden yedim...
Vitrinin en gizli, en karanlık yerinde durur, gizli bebekliğim.
***
