EY EBEVEYNLER
Soldurtmayın sabileri...
Onlar, ahiriasrın cehenneminde açan cennet çiçekleri.
Onlar; sınıfta kalmış insanlık bataklığında, şikayetlerine yüce merciden cevap verilen, arşın ahını titreten ruhların,
ğöğe yükselen gül yüzlü melekleri.
Onlar; savaşlar, enkazlar, zulümler altında oradan oraya savrulan, aç suzuz mültecileri.
Onlar; kara kıtanın içler acısı hali, bir deri bir kemik kalmış, ürkek bakışlı solgun yüzleri.
Onlar; gözü dönmüş organ ve fuhuş mafyası canilerin, vicdansızca sapkın egolarına kurban ettikleri.
Onlar; dipsiz çıkmaz sokaklarda, kâh dilendirdikleri kâh ellerine silah verdikleri.
Onlar; toprak altında hiç bir faydası olmayacak ideolojilerin, kendileri ceplerini doldururken dağlarda beyinlerini uyuşturup sömürdükleri.
Onlar; kâh sahte din tacirlerinin kâh bilmem ne izimlerin karşılarında boyun büktürüp taptırdıkları.
Onlar; kelli felli insanların, işlerine geldiği gibi kâh gözlerini kapatıp kâh fitne tellallığı yapıp siyaset sahnesinde figüran olarak kullandıkları.
Onlar; kâh başlık parasına kâh saçma sapan töreler uğruna kurban edilen, istikbali çalınan çocuk gelinleri.
Onlar; medya patronlarının, reklam panolarında allayıp pullayıp oynattıkları.
Onlar; köprü altlarında, izbe barakalarda bir yudum sevgiye hasret sevgi kedicikleri.
Onlar; en yakınlarının fiziksel ve psikolojik baskılarıyla içe dönük, hayata küsük sinmişleri.
Onlar; anne baba olmayı hak etmeyen, şuursuz bilinçsizlerin evlat diye ziyan ettikleri.
Onlar; büyüklerin kendi vicdanlarını rahatlatırken özgüven adıyla, maddiyatla şımartılmış kibirli mutmainsiz nesilleri.
Onlar; modern çağın hayal dünyasından yoksun, maneviyattan uzaklaşmış, ruhu çalınmış mekanik bedenleri.
Ey ebeveynler!
Onlar; size Allah'ın en nadide emaneti. Halifeihediyeleri.
Onlar; virane altında hazinelerin, keşfedilmeyi bekleyen cevherleri.
Ey ebeveynler!
Onlara unutturmayın yaradılış amaçlarını.
Annenin, babanın evladından kaçtığı mahşer gününde yapışırlarsa yakanıza, çok acı, çok acı olur ah ile vahları!..
