DUT AĞACI
Hazirana doğan günlerin ardında
İncecik karlar yağar
Dut ağacının olgunlaşmamış dallarına
Meğer ben ne kadar da büyümüşüm
Bütün aklar birikmiş saçlarıma
Yokluğunun yamalandığı
Parça parça kanayan tenimde
Sensiz gidişlerin sancılarıyla
Yaşarken tek başımalığı
Ellerimde suskun kuraklık
Ne de güzel yağıyor kar
İnceden inceye
Ben de unuttuğun nefes
dudaklarımda çözümü zor bilmece
Korkuyorum
Konuşamıyorum
Karışmasın istiyorum rüzgârın gizemine
Bir meczubun arka bahçesi gibi karıştım
Dut ağacının karlı yapraklarına
Umuda koşan bebeler
Uzak geçiyor gözlerimden
Bilmediğim türküler dillerinde
Tılsımı bozulmuş
Dinleyeni yok artık o hikâyelerin
Yanımda kalsaydın
Ya da
Kar olup sen yağsaydın
Haziran kapıda dilenci
Kar yağıyor dut ağacının dallarına
İpek böcekleri doğum sancısı yaşarken
Yokluğun iniyor acımasızca
Yitik kentli yorgun aklarıma
Geride kalmış son çocuk
Telaşla el sallıyor
Heybemde unutulmuş suskun anılarıma
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
