DÖRT MEVSİM HALLERİM
ah benim şu kararsız hallerim
anbean değişen benlerim
baharda coşmuşken cıvıl cıvıl içim
bir veda şarkısı duyar
karlar dökülür başımdan titrerim
cennet bahçesindeyken ruhum
bir damla gözyaşında
yağmurlarda ıslanırım
gök gürültüsü şimşekler arasında
erir elimdeki pamuk şekerim
bir sarı çiçeğin üzerinde
pır pır kanat çırparken yüreğim
hoyrat bir rüzgar gelir
bir kelebek gibi alır beni götürür
kendimi çöllerde bulurum
sevgi doluyken yüreğim
şakırken bülbül gibi güllere
geliverir aklıma eski bir yara
kapkara bulutlar kapatır güneşimi
kalıveririm kurşun geçmez karanlıklar içinde
günde dört mevsimi yaşar kalbim
çekmişken her şeyden elimi, ayağımı
kara kışlarda kaybetmişken yolumu
bir uğur böceği getirir baharları bana
çok mutlu olduğum anda ben
hüzünlü bakan bir çift göz
hazanları yaşatır yüreğime
kahır türküleri çağırırken bulurum kendimi
küçük bir çocuğun korkulu bakışlarında
ah benim şu tutarsız hallerim
durup dururken hiç yoktan
sevgi çiçeklerini kahır çiçeklerine döndürürüm
günde dört mevsimi durmadan döndürürüm
yoruldum bu değişimlerden
döner başım, döner bedenim
semazenler gibi döner dururum
tutunmak istedikçe bir yerlere
hoyrat rüzgarların eline düşer
boşluklarda oradan oraya
kuru yapraklar misali savrulur dururum.
