ÇAĞIRMADAN GEL
Kardeşin kardeşe ihtiyacı var
Âlemi cihana duyurmadan gel
İki tatlı kelam yarayı sarar
Gönülden hissedip çağırmadan gel
Sahte dostlar çok olur var günümde
Seni arar gözlerim dar günümde
İsteyince dağlar durmaz önünde
Yüreğim acıyla bağırmadan gel
Uzanan elimi koyma havada
Beni muhtaç etme yabana yada
Bekleyen çok vurmak için sırada
Düşman kollarını sıyırmadan gel
Ömrüm hasretinle ziyan olmadan
Karlar yağıp alım morum solmadan
Güneş kararmadan vakit dolmadan
Zaman ipliğimi eğirmeden gel
Ben seni beklerim sen kiminlesin
Unuttum yüzünü duyulmaz sesin
Sana muhabbetim tutmadan yosun
Özlem yüreğimi kemirmeden gel
Su gibi gel sessiz sakin akarak
Dağları devirip setler yıkarak
Yeter aramıza girmesin firak
Düşmanlar güçlenip semirmeden gel
Her fâninin bir gün biter zamanı
Çok yakında gelir dönüş fermanı
Yetiş gel geçiyor ömür kervanı
Ecel can yükümü devirmeden gel
Söylerim duyulmaz susmak faydasız
Bir türkü tutturdum sözsüz gaydasız
Bir gömlek giymişim kolsuz yakasız
Ölüm ebediyen ayırmadan gel
Gel benim kardeşim gel ömür kârım
Dağılsın kederim dinsin efkârım
Neredesin çık gel ey diğer yarım
Kader son sayfayı çevirmeden gel
Değdi canevime firkat kurşunu
Nûrfânî'm öldürdün gönül kuşunu
Sen koy ellerinle mezar taşımı
Kanım toprakları doyurmadan gel
***
