BİR RODRİGO TUTTURMUŞUM
Giriş gelişme derken...
Geldim kitabın ortalarına.
Kafamda deli sorular.
Sonunu bir türlü kestiremiyorum.
Bir tarafım diyor;
Bu kadar adrenalin kalbe zarar.
Direkt oku kitabın sonunu.
Sonra diyorum...
Boşuna mı yaşadın onca heyecanı.
Tam konsantre oluyorum.
Cama vuruyor yağmur damlaları.
Birden dağılıyorum.
Şimdi bir çay molası;
Ya da keskin sade bir kahve.
İyi gider dağınıklığımı toplamaya.
Ya da tümden mola vermeli.
Yarına bırakmalı geri kalan heyecanı.
Bir Rodrigo tutturmuşum.
Eva’sını yolcu ediyor bir gemiyle.
Ya bir daha kavuşamazlarsa.
Gemi fırtınada alabora olursa.
Gömülürse derin sulara.
Kan damlarsa bu aşka.
Ayrılıklar girerse araya...
Hay Allah’ım, her defasında okuma kadın diyorum.
Bu kadar ağır depresanlı kitapları.
Sonra toparlayamıyorsun dağılan parçalarını.
Çay tarlası çıkacak yakında içinde.
Mehmet efendi kahve yetiştiremiyecek;
Bu gidişle sana.
Şimdi ben uyurum uyumasına da;
Uyutur mu bu deli sorular...
Cevabını bileydim iyiydi.
Rodrigo bırak konçertoyu falan;
Bak Eva kaçacak bu gidişle elinden.
Mutlu sonla bitsin şu kitabın sonu.
Yağmur da ne güzel yağıyor.
Havada mis gibi toprak kokusu.
Şimdi derin bir uykuya dalıp;
Mışıl mışıl uyumak varken...
Bu merak uyutur mu insanı.
Gözümün ucuyla baksam olur mu son satırlara.
Yarı uykulu halimle.
Diyor ki Rodrigo son konçertosunu bitirirken.
Alkış tufanıyla perde kapandı.
Bir kuş tavandan perdeye doğru gelip;
Süzülerek düştü yere.
Tövbeler olsun şimdi bu neydi.
Hay Allah kahretmeye;
Bir de gördüğüm şu rüyayı hatırlayabilseydim.
***
