BİR KİTAP: SIR / MUSTAFA KUTLU
Kitap adı: Sır
Yazar: Mustafa Kutlu
Mustafa Kutlu'nun "Sır" isimli öykü kitabı, kitaba ismini veren "Sır" adlı bir ana hikayeyi muhteva etmektedir. Diğer sekiz farklı isimdeki hikaye ise ondan bağımsız değildir, fakat anlatıcıları farklıdır.
Sırrın konusuna gelince, köyde rençberlik yaparak yaşamını idame ettiren, kendi yağıyla kavrulan tasavvufa girmiş, hal ehli bir zat yaşamaktadır. Efendi Hazretleri, vefatından bir hafta evvel köye gelir ve sözkonusu kimseye:
-Bu mertebeye, halefliğe layık değilim, diye tevazu gösterip gönülsüzlüğünü beyan etmesine rağmen el verir, mürşidlik emanetini tevdi eder.
Bir müddet sonra ihvanı, siyasetçisi, bürokratı, bilumum yüksek tabâkâtı köye yapılmış dergâhı bin bir bahaneyle iptal ederek ve yeni şeyhin halkın içine karışması gerekliliğinden dem vurarak ikna ederler. Böylece şehre taşınmasını sağlarlar. Akabinde yaşananlar; dildeki, dindeki, siyasetteki yozlaşmışlığa, tasavvufun politikayla yakınlaşmasına, gazetelerdeki taraflı yazılara, ayrıca; muhafazakar kesimin: "Bir lokma, bir hırka" anlayışından lükse, şatafata evrilmesine Kutluca bir eleştiridir aslında. Peki Efendi'ye ne olmuştur? Bunu kitabın sonundaki "Cüz Gülü" isimli öyküde çocuk metaforu üzerinden öğreniyoruz.
Aradaki hikayelerde gazeteci, siyasetçi, avam, âlim, mürit sıfatına sahip kişiler dile gelmekte, sır olan Efendi ile yaşanmış hikayelerini ortaya sermektedirler.
Sevmediğim tek öykü, "Her Ne Var Âlemde" idi. Çünkü öykünün muhtevası, âdeta kaynakça niteliğindeydi, ki bu da beni öyküden kopardı.
Kitap, doksan sayfa ve genel mânâda öykü okurlarını tatmin edecek niteliktedir.
"Aramakla bulunmaz... Ama bulanlar ancak arayanlardır."
(Aramakla Bulunmaz öyküsünden bir alıntı.)
Keyifli okumalar...
