Bir Kitap: Renkli Çiçeklerim Var / Özge Doğar

Yazan: Arzu Ortaören -BİR KİTAP: RENKLİ ÇİÇEKLERİM VAR / ÖZGE DOĞAR
Advert

KİTAP ANALİZİ - 11-07-2024 00:07

BİR KİTAP: RENKLİ ÇİÇEKLERİM VAR / ÖZGE DOĞAR

“Bana geldiğinizde seviniyorum, çiçek satacağım için değil ha! Yeknesaklaşmış dünyamı renklendireceğiniz için. Nasıl mı? Düşlerimle! Sadece rengarenk çiçeklerim yoktu, düşlerim de boldu. Şimdi sadece çiçeklerimi değil hayallerimi de uzatıyorum size...”

Hangimiz rastlamamıştır ki bir köşe başında açtığı tezgahında rengarenk çiçekler satan bir kadın ya da erkek çiçekçiye. Bazen acelemiz vardır ve hiç bakmadan geçip gideriz o tezgahın önünden. Bazen kokusu yada renkleri çeker tezgahın başına. Kendimizi, sevdiklerimizi mutlu etmek adına bir demet alıveriniz o tezgahtan. Kısacık bir an sohbet eder ve yolumuza devam ederiz. Tıpkı kitabımızın ana kahramanı Çiçekçi Pembe'nin yaşadıkları gibi.

“Benim adım Pembe, siz bana Çiçekçi Kadın dediniz, adımı sormaya bile gerek duymadan." diye başlıyor 13 öyküden oluşan bu güzel kitap.

O; köşede hep duran, isimsiz, hikayesi olmayan, kim olduğunu hiç merak etmediğimiz Çiçekçi Kadın'dır sadece işte. Pembe ile tanıştıktan sonra devam eden ve birbirinden bağımsız öyküleri Çiçekçi Pembe ve sattığı rengarenk, çeşit çeşit çiçekler bağlıyor birbirine aslında. Farklı insanlara göre çiçekleri de farklılaşıyor Pembe'nin. Kimine papatya uzatıyor minik ellerine ne güzel yakışır diye, kimine mis kokulu nergisler.

Pek çok insanın hikayesine konuk oluyoruz Pembe ile birlikte. Duygu dünyalarına, düşüncelerine, hüzünlerine, sevinçlerine uzanıyoruz her satırda. Fantastik öykülerde var kitabımızda ama çoğu kadın hikayeleri tanıklık ettiğimiz bu dünyaların. Az sözle öyle hikayeler sığmış ki sayfalara ne ara bitti kitap anlamadım. Anlatımı çok akıcı ve samimi yazarın.

Bu arada ben en çok Pembe'nin hikayesinin anlatıldığı "Sanırsın, Prenses Olmuş Pembe!" ve "Elden Ele" öykülerini sevdim. Kesinlikle tavsiyemdir, okuyun, okutun arkadaşlar.

“Yaşıtlarıyla ip atladığı için  terlememişti ya da kovalamaca oynarken. O hep çalışırken terlemişti.”

“Örgütlenebilmiştik sevgisizlikte, peki ya seven insanlar ne haldeydi, onları hiç düşündük mü?”

“İnsanlar, sevgi beklentisine girmek yerine, sevgi hapı yutabilirlerdi.”

“Asıl mesele bence para denen şeyin varlığı. Neden var? Para ödemek çok tuhaf. Böyle sistem mi olur, insanlar neden bu saçmalığı sürdürüyorlar, zekam bunu bir türlü kavrayamıyordu. Domatesi, patatesi topraktan alıyor ama markete para veriyorlar... Garip bir oyun.”

“Ne arayacak ya, korktu o korktu, cesur kadınlar korkutuyor erkekleri. Alışmışlar mıy mıy her sözlerini dinleyen kadınlara, biz zor geliyoruz onlara.”

“Ne güneş ceplere sığar ne de deniz banka cüzdanlarına... Yumruğun kadardır yüreğin, gökyüzü işte oraya sığar.”

“Az zamanda çok iş yaptık, aferin bana. Tabii ama kimin askerleriyiz!”

“Evler işte be kızım, bir sebepten yıkılıyor aynı insanlar gibi. Nedeni önemli değil.”

“Yettiği kadar değil miydi hayat? Onun bize sunabildiği kadar. Her şeyde bir hayır vardı, olmuyorsa olmamasının bir nedeni vardı.”

“Yok, hiçbir şeyin tadı yok artık. Bu duyguyu biliyorum ben de. Yaptığın hiçbir şey keyif vermez. Bedenin mermer gibi ağır olur da taşımak zor gelir.”

“Renkli, duygulu, güzel kokulu çiçeklerim var; sarı, mor, yeşil, kırmızı...”

Günün Diğer Haberleri