EMİN ÖZDEMİR / O İYİ KİTAPLAR OLMASAYDI
Bu defa ne bir roman ne de bir hikâye...
Eleştirmen gözüyle yazılmış bir kitap sadece.
Ama sayfalarda ilerledikçe bitmesini istemediğim, içerisinden bir sürü okunacak kitap listesi çıkardığım bir kitap.
Yine mutlaka okunmalı dediklerimden.
Ben çok sevdim.
KİTAPTAN NOTLAR
80'li yaşlarımı sürüyorum. Bugüne değin karşılaştığım kimi güçlüklere direnebildiysem hâlâ yaşamı daha güzel daha yaşanılır kılmanın umutları içindeysem bunda okuduğum o iyi kitapların payı büyüktür.
Öğretmenler, devletin yamaklarıdır... Okul, devlet okulu, orada genç insanlar devlet insanı, yalnızca devlet yardakçıları yapılırlar. Öğrencilerin içi yalnızca devlet çöpü ile doldurulur... Özgür bir çocuk yoktur, yalnızca devletin kendisiyle istediğini yapabileceği devlet çocuğu vardır. (Bernhard)
Bir yazınsal yaratı, neyi anlatırsa anlatsın, insandan ses vermiyorsa; insanı, insana anlatmıyorsa eksiklidir.
İyi bir okur olmak; iyi bir şair, iyi bir yazar olmak kadar önemlidir.
Uzun uzun düşünülmüş, ustaca konmuş bir ad, yapıtın tüm içeriğini sırtında taşır.
Yaşantının gerçeğinden, yaratının gerçeğine gidilmeden gerçek roman yazılamaz.
Yaratıcılar; yazma, yaratma edimi içinde zaman zaman dilin yetersizliğini duyumsarlar... Yazmak huzursuzluğa, acı çekmeye dönüşür onlar için.
Denilebilir ki mutlu insan asla düş kurmaz; düş kurma yaşamdan hoşnut olmayanlara özgüdür. (Freud)
Şairler toplumun önduyarlığıdır.
Şiirin güzeli, okurunu yorandır. Anlaşılması, tadına varılması şairin duyarlığıyla okurunkinin buluşmasına bağlıdır (Necatigil)
***
