Bir Kitap: Hakkâri’de Bir Mevsim - Ferit Edgü / Neşe Kazan

Hazırlayan: Neşe Kazan - BİR KİTAP: HAKKÂRİ’DE BİR MEVSİM / FERİT EDGÜ
Advert

KİTAP ANALİZİ - 04-04-2026 20:52

HAKKÂRİ’DE BİR MEVSİM / FERİT EDGÜ

Yazarımız Ferit Edgü, “küçürek öykü” ve varoluşçu felsefenin temsilcilerindendir.

Fransa’da Güzel Sanatlar okuyup yurda dönmüş, askerliğini öğretmen olarak Hakkâri’nin Pirkanis Köyü’nde yaparken şahit olduğu olaylar tüm hayatını değiştirmiştir.

Bu ruh hâliyle yazılan eser içerisinde çok derin acılar ve çaresizliği barındıran bir Doğu gerçeği karşımıza çıkmaktadır. Her ne kadar yazıldığı dönemi yansıtsa da bugün de değişen şeylerin olup olmadığı tartışılabilir.

ALINTILAR

"Yazdığınız hiçbir şeyi silmeyin, yanlış da olsa silmeyin, ben de öyle yazıyorum, yanlışlarımın üstünü çizmeden yazıyorum. İleride bir gün, kendi yanlışımı, yaptığım yanlışı görmek için. Günü geldiğinde düzeltmek için.

Burada yaratılması gereken bir kar­şı koyuş. Ancak bununla bulabilirsin çıkış yolunu. Nuh da öyle buldu:
Tufansa tufan, kabul, dedi Nuh. Ama ben bir tekne yapaca­ğım ki yeryüzündeki tüm yaratıklar teknemde yer bulacaklar ve biz tufandan sonra yeniden kuracağız yeryüzünün düzenini". (73)

"Yolcu, bir gün yolunu yitirirsen, artık eski yolunu bulmaya çalışma, yeni bir yol ara kendine." (85)

"Arada bir insanın kendini bir başkasının yerine koyması gerek. Ve belli bir sürenin geçmesi. Olayları değerlendirebilmek için. Nesnel olabilmek için. Tabii eğer nesnellik varsa". (86)

"Çok şükür, büyük çoğunluğunuz yazmaktan okumaya vakit bulamıyorsunuz". (87)

"Sonra, gene de / ne olursa olsun / ya da çok şükür / sözcükler var". (131)

"Dağ başında delil ne arar hocam"? (137)
"Savcıya da söylemiştim hocam, Yazık oluyor, atarsan beni içeri, ağam gelir çıkarır, demiştim. Dinlemedi. O da haklı, buradan öte yer mi var? Nereye sürebilirler ki? 
Genç bir savcıydı. Sevdim. Ölümden de korkmuyor olmalıydı. Parada gözü yoktu. Attı beni içeri". (137)

"İlaç vereyim mi? diyorum. Hayır portakal ver, diyor. Portakal yememiştir hiç.
Niçin bu kadar yalan konuşuyorsun? Yalana inanmak daha kolaydır da onun için öğretmen". (156 )

"Öldürmeden nasıl yaşarız? 
Defterin bir kıyısına yazmış olduğum bu cümle, Halit'in mi, benim mi? Cümlemiz katil". (164)

"Uzatmalı şöyle dedi bir soru üstüne öğretmene: 
Burada, gelen gelir, alan alır, vuran vurur, vurulan ölür. Kim vurdu? diye sorarsın. Kimse bilmez. Herkes bilir. Hiçbiri ağ­zını açıp söylemez. Bırakırsın. 
Çünkü vuranı bir başkası vurur. Diyeceksin ki "Peki hukuk nerede, kanun nerede? Dağın hukuku, kanunu da bu, öğretmen." (165)

"Halit neden kaçtı? 
Benden mi? Masallarımdan mı? 
Anlamadı mı ki vakit öldürmek için konuşturuyorum onu. 
Anlamadı mı ki ben de bir yabancıyım, ben de bir sürgü­nüm". (169)

"Senin suçun ne biliyor musun hoca, sen kendini başkalarının yerine koyuyorsun. Benim yerime de koydun kendini. İşte senin yanlışlığın bu ve bunu yapmak için başarmak için kar­şındakini konuşturuyorsun. Konuşurken, kalan boşlukları kafandan dolduruyorsun, itiraf edeyim ki insanı korkutacak kadar da iyi dolduruyorsun". (173)

"Değişik biçimlerde gördüğüm bu düş öldürecek beni. Bir süredir, düşlerimde hep böyle kapalı bir odadayım. Ya cellatım ya kurban. Ya da bu kez olduğu gibi tanık. Anlamı ne bu düşlerin? Neyin hangi gerçeğin karşılığı? Ya da hangi ger­çek, benim hangi gerçeğim bu düşlerin, bu düşüşlerin kar­şılığı?" (181)

"Kim ki düşünde hep aynı düşü göre o iflah olmaya. Devam etmedim". (183)

"Kendimi kurtarmak için yazıyorum". (189)

"Kurallar içinde bulamaz insan kendini, bunu çoktan anladım. 
Aklın kuralları içinde bulamaz , bunu burada anladım. 
Belki aşkın kuralları içinde bulabilir. Ama aşkın kuralı var mı? 
Belki bir yarısını bulur. 
Ya öbür yarısını?" (193)

"Ve karda yalınayak yürüyen çocukların fotoğraflarını çektim
(renkli/mosmor)". (195)

"Felsefeci dostum, uzun deniz yolculuklarım sırasında okumam için bir kitabını vermiş olduğun, dağlara, yüksekliklere âşık o çılgın filozofunu burada görmek isterdim. 
Ya kurtulurdu çılgınlığından ya da onu bir yana koyup (kendini unutup) Ecce Miserabilis'i (işte sefillik) yazardı". (196)   
“Nietzsche’ye gönderme”

***

Editör: Nüzhet Ünlüer

Günün Diğer Haberleri