Ayrılık Kahvesi / Sabahat Sarıca

Sabahat Sarıca -AYRILIK KAHVESİ
Advert

ÖYKÜ - 19-04-2026 21:39

AYRILIK KAHVESİ

Elindeki poşetler ağır olduğu için hareketleri aceleciydi. Oturacak bir yer bulmak onun için küçük bir konfor değil de sanki bir ihtiyaçmış gibi pencere kenarındaki iki kişilik masanın boş olduğunu fark edince yönünü oraya çevirdi.

Sandalyeyi hafifçe çekip poşetleri yanına bıraktı, ardından kısa bir nefes verip oturdu.

Kafede her zamanki uğultu vardı: fincanların birbirine değen sesi, alçak tonda konuşmalar, arada yükselen kahkahalar… Her yere yayılan kahve kokusu. Aradan çok zaman geçmeden uzun boylu, geniş omuzlu… Yüzünün ifadesini sertleştiren keskin bakışlı bir adam hızlı adımlarla içeriye girdi, gözleriyle etrafı taradı.

Pencere kenarında oturan kadının karşısındaki boş sandalyeye bir hışımla kendini attı. Aralarda dolaşan garsondan kibarca kahve getirmesini rica etti. Kadın, yanında duran poşetleri biraz daha ayağının dibine çekerken yüzünü göstermek istemiyor gibi başını dışarıya çevirdi.

Sanki pencere önünde güneşten güç almaya çalışan saksı çiçeği gibi başını yasladı. Adam aceleci ve sinirli ses tonuyla bir şeyler söyledi, kadın ağlamaya başlayınca daha da öfkelendi.  Yumruk yaptığı sağ elini sol avucunun içinde ovuşturan adam söyleyecekleri daha bitmemiş olmalı ki ağzı sussa da gözlerindeki kanlı bakışlarından kızgınlığı belli oluyordu.

Kadın sustu, adam sustu. Suskun kaldıkları kısa duraklamada sanki zaman da durmuştu. Kadın, garsonun getirdiği kahveyi fark edince daldığı o derin boşluktan uyanmış gibi önüne konan fincana baktı. Adam suratındaki nefret dolu gözlerle bir şeyler daha fısıldadı ve herkesin duyacağı bir tonda, “İstemiyorum seni!” diyerek çıkıp gitti. Artık bakışların bile birbirinden kaçtığı dakikalarda zaman değil, bir ömür tükenmişti.

Kadın titreyen eliyle fincana uzanırken gözlerinden süzülen bir damla düştü içine. Belki de yıllar önce kahveyle atılan mutluluk yine kahveyle bitivermişti. 

***


Editör: Nevin Bahtışen

Günün Diğer Haberleri