Aynanın İçindekiler ve Dışındakiler / Sinem Uğurlar

Yazan: Sinem Uğurlar -AYNANIN İÇİNDEKİLER ve DIŞINDAKİLER
Advert

DENEME - 05-03-2025 17:06

AYNANIN İÇİNDEKİLER ve DIŞINDAKİLER

Ayna, insanlığın yüzüne çerçevelenmiş bir sır gibi asılıdır duvarda. İçine baktığında seni, sen yapan her şey oradadır—ve belki de hiçbir şey yoktur. Kendine sorarsın: "Bu benim mi? Yoksa yalnızca bir yansıma mı?"

Aynanın içindekiler, hareketsiz bir evrendir; dışındakiler ise devingen bir kaos. Bu iki dünya arasında sıkışan insan her sabah yüzünü yıkarken, kendi varlığını da yıkamaya çalışır. Gözlerin bir bir kendine kilitlenir ama dışarıda bir ses yankılanır: "Burada mısın gerçekten?

İçindekiler

Aynanın içinde gözlerin sana ait değildir. Onlar, gördüğünü söyleyen yalancı birer tanıktır. Ayna, sana ne göstermek isterse onu gösterir. Kusurlarını büyütür, seni mükemmellik yanılsamasıyla baş başa bırakır. Saçlarını düzeltirken bile bir anlık kaygıdan kaçamazsın. İçerisi bir tiyatro sahnesidir ve sen hem oyuncu hem izleyicisin.

Ayna bazen yalnızca bir ayna değildir. Kimi zaman orada eski bir tanıdığını görürsün; yüzü hafif bulanık, sesi yankılanmayan. Sana hiçbir şey söylemez çünkü aynalar konuşmaz ama bakışlarında saklıdır tüm söylenmeyenler.

Dışındakiler

Aynanın dışı, camın ötesindeki sahnedir. Hayatın kendisi gibi karmaşık ve absürttür. Dışarıda kahkahalarla ağlayan insanlar ve gözleri açık rüya gören kediler vardır. Bir köşede bir kadın çantasını açar; içinden bir yıldız çıkarır, sonra onu tekrar yerine koyar. Zaman burada akar gibi yapar ama aslında akmaz. Dışarısı, aynadakinden daha az gerçek değildir.

Bazen dışındaki insanlar aynanın önünde durur. Sen onların yansımasına bakarsın, onlar ise kendi yansımalarını görür. Hiçbiriniz aynı şeyi görmezsiniz ama kimse bir şey fark etmez. Çünkü dışarısı, anlaşmazlıkların harmonisidir.

İç ve Dış Arasında

Ayna, sadece bir sınırdır. İçerisi ve dışarısı arasında gidip gelirken, insan kendi gerçekliğini sorgular. Ellerini aynaya koyarsın, soğuktur; geri çekersin, hâlâ üşüyorsundur. Kendine dokunmak istersin ama dokunduğun sadece camdır.

Ve o an anlarsın ki aynanın içinde olmakla dışında olmak arasında bir fark yoktur. İçeride ne kadar yalnızsan, dışarıda da o kadar kalabalıksındır. Ayna, seninle oyun oynar; sen, oyunun bir parçası olduğunu bilmeden gülümsersin.

Sonuç

Aynanın içindekiler ve dışındakiler, birbirinden bağımsız değildir. Her ikisi de birbiriyle konuşur, kavga eder, barışır. Bu ilişkide saklıdır insan olmanın absürt güzelliği. Ayna, sana her zaman gerçeği göstermeyecektir ama belki de gerçek, aynanın kendisinde değil, ona bakışında gizlidir.

Ve işte burada sorular kalır: "Hangisi daha gerçek, içindekiler mi dışındakiler mi? Yoksa gerçek diye bir şey yok mu?"

Cevap yoktur ama güzel olan da budur. Çünkü bu eser, hiçbir zaman bitmeyecek bir sorunun yansımasıdır.

Editör: Nüzhet Ünlüer

Günün Diğer Haberleri