AYLARDAN MAYIS
O adım…
Yalnızca Samsun’un toprağına değil,
Yüzyılların suskunluğuna vurulan bir mührü taşır.
Ardından, bir çığlık yükselir Anadolu’dan:
“Yeter!”
Artık baş eğmeyecek bu millet,
artık zincir tutmaz bilekler!..
Havza’da dalga dalga yayılır kararlılık,
Amasya’da kaleme alınır kaderin fermanı.
Bir ulus kendi yolunu yazarken
göğe çekilir ilk meşale:
“Milletin istiklâlini yine milletin azmi kurtaracaktır!"
Sivas’ta birleşir yürekler,
Erzurum’da yeniden doğar bir milletin onuru.
Her bir şehir, bir kale olur bağımsızlık için.
Ve ardından Ankara...
Bozkırın ortasında yanan bir umut ateşi!
Mavzer sesiyle değil sadece,
bir inançla savaşır bu halk.
Kahraman kadınlar; cepheye mermi taşır, anaların kucağında çocuklar,
Ve her dağın ardında bir isyan yankılanır esarete karşı.
Ey dünya!
Bil ki bu millet, silahsızken bile baş eğmez,
Çünkü onun yüreğinde
Atatürk gibi bir ışık vardır.
O ışık…
Sakarya’nın sularında coşar,
Dumlupınar’da yıldırımlar gibi çakar,
Ve sonunda İzmir’e varır!
Sadece bir şehir değil, zaferin kendisidir o rüzgârda dalgalanan bayrak.
Ey Türk gençliği!
Sen bu destanın mirasısın!
Omzundaki görev yalnızca geçmişin hatırası değil, geleceğin teminatıdır.
Unutma!..
O adım Samsun’a atıldığında,
yalnızca toprak titremedi…
Tarih bile eğildi önünde.
Ve sen Atam…
O yürüdüğün yolda biz hep izindeyiz.
Her 19 Mayıs’ta bir kez daha yükselir milletin sesi:
"Ne mutlu Türk’üm diyene!"
***
