ANLATAMADIM
Düz yol varken çıktım hep yokuşa
Yine de bir türlü zirveye tırmanamadım
Herkese yetişeyim diye vardım koşa koşa
Ömrümü verdim de kimseye yaranamadım
İyi günde dostlar çok olurmuş etrafında
Ne acılar gördüm de bir türlü atlamadım
Zalimlik hep varmış insanların fıtratında
İyi niyetin varlığını kimseye anlatamadım
Herkes düşmüş mal mülk servet peşine
Kimse sadık değil ne dost ne ahbap eşine
Benlik kibir dolu olunca bir de yanında gösteriş
Herkes gümüş altın kaplama yaptırmış dişine.
Yüzü güzele doyulur gönlü güzele doyulmaz
Yâr için seven senelerce beklese de yorulmaz
Gönül sevince güzelmiş çirkin miş sorulmaz
Gönül güzelliğini ben kimseye anlatamadım
Yetinmez oldu insanlar tek çeşit yemekle
Hazıra konmuş herkes varılmıyor emekle
Ne aşkın kıymeti var ne de hayatın kıymeti
Ayıp etmiş olmuyor mu hep bana demekle
Bir bardak çayıma bile katarken sevgi
Hep terazide olsun istedim aynı dengi
Siyahın yanında olursa bir de beyaz rengi
Birbirini tamamlar diye kimseye anlatamadım
Geri döndüren var mı ki bu hayatta geçmişi
Pişmanlık kaplar olmuş yaş alınca yetmişi
Gençlikte kaybedenler dövünse artık ne fayda
Çöplük olur o toprağın bile maziden deşmişi
Ne varsa eskilerden yaşananlar güzeldi
Buğulu aynaları silip kendime bakamadım
Baharı bitmiş gönüle bir baktım güz geldi
Kendim için kıyıda duran gemiyi yakamadım
Düğüm oldu sözler yaş doldu hep gözler
Taşıdım da o duyguları kimseye anlatamadım
