Ah İstanbul / Bilgi Şakar 

Bilgi Şakar - AH İSTANBUL 
Advert

ŞİİR - 22-06-2026 18:37

AH İSTANBUL 

Ah İstanbul!
Zamanı avuçlarında tutsak eden şehir.
İki yakasını ayırır koca bir nehir,
Havası sevene şifa, düşmana zehir,
Yedi tepeye, yedi ayrı sevda düştü.

Ah İstanbul, 
Bir gün yolum sana düştü.
Yüzyılların ardından üstüme bir rüzgâr esti.
Yüreğimi bin bir yerinden kesti.
Gitti kulelerin en yükseğine ruhumu astı.

Ah İstanbul!
Ah İstanbul, gözleri mavi şehir!
Gördüğüm her yapıda ayrı bir lisanlı suskunluk,
Zamanın ruhu damlar, kurumuş çeşmelerden,
Her asır, ayrı gözler bakar aynı perdelerden. 

Ah İstanbul! 
Bin yılın özetini taşır üzerine işlenmiş yazıtlar, 
Tahtları yıkılan hükümdarların hıçkırık sesi,
Her gece eskimiş duvarlarda yankılanır.
Sana kara sevdalıların azaplı ruhları mahzenlerde saklanır. 

Ah İstanbul!
Ayasofya'da zamanın gölgesi serinletir içimizi,
Süleymaniye'nin sütunlarından  koca Sinan hâlâ bakar bize,
Saklıdır her yerde onun parmak izi.

Ah İstanbul!
Haykırsam isyanım duyulur mu asırlar ötesinden?
Hayatı yaşasaydık bir hattatın kaleminin inceliğinde,
Bir yağmur yağsa ben zamanın 
sokaklarını dolaşırken.

Ah İstanbul!
Yüreğimin sesine karışır muzaffer sultanların ayak sesi,
Başım dönüyor, ben kimim burası neresi,
Yedi tepeden esen rüzgârla gelir, şanlı askerlerin nefesi,
Bu ne tarifsiz bir koku, zaman kapılarını mı açtı?
Lale mevsimi mi, yoksa dalları erguvanlar mı bastı?

Ah İstanbul!
Bütün mabetleri bir edip kalbimde,
Başımı huşuyla eğip fısıldadım, zamanın sahibine, 
Üflesem çıkıp şu surların üstüne,
Ne dersin zaman döner mi tersine?

Ah İstanbul!
Gölge gölge geçti önümden şahlar, sultanlar.
Dağlar gibi ihtişamlıydı, tarihe iz bırakanlar. 
Duyuyorum İstanbul duyuyorum harfsiz kelimeleri!
Onlar ki adı taşlarda kazılı, suskun konuşanlar. 

Ah İstanbul!
Her açılan sayfan ihtişamlı bir gökyüzü,
Akıp gidiyor gibi şu denize, koca bir şehrin kiri, temizi.
Kaç damla alın teri düştü bu kaldırımlara?
Kaç bebek gözünü açtı yıldızlı bir sabaha?

Ah İstanbul!
Kim ağlar sen de kim bahtiyar,
Vuslata eremedim, gönlüm ihtiyar,
İstanbul yedi tepe, gönlümde yedi acı, 
Her gece şafak vakti tutar, aklımı onulmaz bir sancı.

Ah İstanbul!
Aradım sende yitik çocukluğumu,
Suskun kaldırımlardaki ayak izlerimi,
Çok özlüyorum, rüzgâra karışıp giden gülüşlerimi,
Bir zaman yolculuğunda kaybettiğim hayallerimi.
Ah İstanbul!

***


Editör: Suna Türkmen Güngör

Günün Diğer Haberleri