ADINI KOYUYORUZ TÜRKİYE
Bu sabah güneş ufuktan doğana dek bekliyoruz!
Atlayıp ruhumuzdaki o gemiye ki adını hepimiz biliyoruz, çıkıyoruz Samsun’da kıyıya… Yığın yığın, akın akın, karıncalar gibi istila ediyoruz bütün bir kenti ve dolayısıyla bir ülkeyi!
Adını koyuyoruz Türkiye!
Hepimiz mavi gözlüyüz, şanımız dillere destan, ayak seslerimiz geliyor ta öteden, o ötedekiler bilir nasıldır o canla başla yürümek karanlıkların üzerine, aşkta, itikatla, imanla!
Şimdi biz güneşe hasret günüz, şimdi biz bir ulus olmak ne demek biliyoruz, şimdi biz atayız, Anıtkabiriz, maviyiz, ülküyüz, erkeğiz, kadınız, çocuğuz, yaşlıyız, genciz, varız, bütünüz!
Şimdi biz 1919 yılıyız, şimdi biz 19 Mayıs sabahıyız, şimdi biz ateşiz, külümüze sevdalıyız.
Şimdi biz toprağız, ışkın veriyoruz… Şimdi biz anayız, bacıyız, oğuluz, kızız!
Şimdi biz kırmızının en güzel haliyiz, beyazın umuduyuz, gecenin yıldızıyız, bayrağın sevdasıyız…
Şimdi biz unutmadık, unutmayacağız!
Şimdi biz mavi gözlü devasa bir ruhuz, gülüşü güneşi kıskandıran bir adamın birebir aynısıyız, şimdi biz özlemiz, gururuz, direnciz, dirayetiz, adım adım aslına yürüyen milyonlarız!
Güneşin doğduğunu gören ayağa kalksın, uyanmayanların kapısını çalıp vakit geldi desin, sevdası kalbinde şerefle dalgalanan atasının izinden gelsin!
O iz “Ne Mutlu Türküm!" diyebilenlerin sesidir, sesimize kulak verin!
Sonsuz istirahatgâhında sizi bekleyen bir adam var, kalplerinizin kapısını çalın karşınızda gülümseyerek ve hasretle sizi bekliyor göreceksiniz!
Editör: Nezihat Keret
