YANDIM
Akşam güneşi değdi omuzlarıma.
Ama bu bir sıcaklık değil,
Tenimde dolaşan garip bir eksiklik sanki.
Derler ya "Güneş batarken muradına erer."
Meğer benim muradım senmişsin.
Ve her batışta,
Biraz daha batıyorum sana.
Biliyor musun?
Hâlâ geçiyorsun aklımdan,
Sessizce.
Sanki karşımda oturuyorsun da
Hiçbir şey demesen de konuşuyorsun bana,
Ben de anlatıyorum sana,
İçimden içime.
Çünkü bazı sessizlikler,
Bütün kelimelerden daha çok şey söyler.
Sokaklar sararıyor yavaş yavaş,
Işıklar sarkıyor kaldırımdan kaldırıma.
Her gölgede seni arıyor gözlerim.
Çünkü kalbim ezberlemiş seni.
Sensizlik bile artık sen gibi geliyor bana.
O kadar içimde yer etmişsin ki
Yokluğun bile seninle dolu.
Bazen sadece nasılsın demek istiyorum.
Ama hangi ses ulaşır bu kadar uzağa;
Bir mesaj eksik kalır,
Bir fotoğraf yetmez,
Hiçbiri senin yerini tutmaz.
Zaten
Senin olmadığın her şey biraz eksik, biraz yarım.
Rüzgârla birlikte kokun geliyor bazen.
Ve evet, biliyorum, yanılmıyorum.
Çünkü özleyen burunla değil, kalbiyle duyar.
Benim kalbim de
Sana dönük bir pusula gibi,
Ne yana baksam, sonunda seni buluyor.
Yandım!
Gerçekten yandım bu akşamın güneşinde.
Ama en çok da senin yokluğun kavuruyor içimi.
Her şey yerli yerinde burada,
Aynı saatler, aynı sokaklar.
Bir tek sen yoksun.
Ve o yokluk
Bir ömürlük sessizlik gibi çöküyor omzuma...
Gel desem,
Biliyorum olmaz artık.
Ben de değilim eskisi gibi.
Ama ne zaman adını ansam içimden,
O ilk günkü kıvılcım
Yine yanıyor.
O tanıdık yangın,
Hâlâ içimde...
Ben hâlâ seni yaşıyorum…
Susarak,
Özleyerek,
Sessizce,
İçten içe...
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















