KÖYLERİN HÂLİ N'OLACAK
Kapının önünü otlar bürümüş,
Duvarların sıvaları dökülmüş,
Nice ev yıkılmış, örene dönmüş;
Söyle bu köylerin hâli n'olacak?
Boşa vurma, açan yok kapıları,
Toz kapatmış, görünmüyor camları,
Öksüz kalmış, çağlayan pınarları;
Söyle bu köylerin hâli n'olacak?
Üç gece, üç gündüz davul çalardı,
Gençleri, yaşlısı halay tutardı,
Komşu evler misafirle dolardı;
Söyle bu köylerin hâli n'olacak?
Ağıllar boş, koyun kuzu melemez,
Odun mu yok, neden ocaklar tütmez?
Eş dost yoksa köye ayaklar gitmez;
Söyle bu köylerin hâli n'olacak.
Arifoğlu erikler dalda kalmış,
Eşini, dostunu gurbete salmış,
İki laf edecek ahbap kalmamış;
Söyle bu köylerin hâli n'olacak?
***



















